DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

İki Büyük Tehlike: Deizm ve Ateizm dalgası

Yazdır

İki Büyük Tehlike: Deizm ve Ateizm dalgası

Türkiye’de genelde İslâmî kesimlerde, üstelik de bütün kuşaklarda, ama özellikle genç kuşakta bir deizm dalgası hızla yayılıyor.

Seküler kesimlerin çocuklarının arasındaysa dalga dalga, ateizm yayılıyor ...

Her şeyi sınırlı akılla, geçici, görece bilimle açıklayabileceğini düşünen sığ, felçleşmiş bir kafa, fenâ hâlde revaçta.

Burada gençleri suçlamanın anlamı yok: Suçlu bizleriz; sorumluluklarını hakkıyla yerine getiremeyen biz yetişkinler -toplum, cemaatler, aileler ve devlet elbette.

İSLÂMÎ KESİMLERDE PATLAYAN DEİZM DALGASI...

Deizm dalgasının, özellikle bazı ilâhiyat profesörleri ile ilâhiyatla ilgisi olmayan proje sözde-bilim adamları, felsefeciler tarafından yayıldığı gözleniyor -kitlesel televizyonlar üzerinden hem de!

İlahiyatları töhmet altında tutmak, hedef tahtasına yatırmak çok yanlış.

Bir kaç sığ, çapsız profesörün -Kant’ın deyimiyle- “ergenlik” sorunları, deizm, modernlik, tarihselcilik vesaire.

Ama deizm, ilâhiyatlarda öğrenciler arasında, imamhatiplerdeyse hem öğretmenler hem de öğrenciler arasında süratle yayılıyor; ki, bu oldukça düşündürücü!

 

"Ben" Nesli

Yazdır

Bugünün Gençleri Niçin Bu Kadar Özgüvenli ve İddialı Fakat Bir O Kadar da Depresif ve Kaygılı?

Yazdıklarıyla hep manşet olan psikolog ve toplum yorumcu Dr. Jean M. Twenge, 1970, 1980 ve 1990'larda doğan "Ben Nesli" mensubu gençlerin hoşgörülü, özgüvenli, açık fikirli ve hırslı fakat bir o kadar da sinik, depresif, yalnız ve kaygılı olduğunu, kışkırtıcı bir kitapla ortaya koyuyor.

Kendisi de bir Ben Nesli mensubu olan Dr. Twenge, bugüne kadar yapılmış en geniş çaplı nesiller arası araştırmada, 60 yıllık bir süreç içinde yaşamış 1.3 milyon kişiyi mercek altına yatırarak bugünün gençlerinin ayırıcı özelliklerini tespit etti. Bulduğu şok edici gerçekler arasında, cinsel davranışlarda dramatik farklılıklar ile gelecek günlerin bu nesil için nasıl olacağına dair tartışmalı öngörüler de var. Twenge'nin gerçek kişiler hakkında anlattığı esprili olduğu kadar şaşırtıcı hikayeler Ben Nesli'nin hayallerini, hayal kırıklıklarını ve mücadele etmesi gereken zorlukları ortaya koyuyor.

"Ben Nesli", gençliğin genel karakterini büyük ölçüde değiştirerek günümüz toplumunda birey olma kavramına bambaşka bir bakış açısı getirdi. Bir yanda bu neslin iddialı ben-merkezciliği, diğer yanda ise rekabet içindeki dünya pazarları, yüzyılımızın başlıca meselelerinden birini oluşturmaktadır. Tartışmalı, eğlenceli ve çözüm önerici kitap, bir önceki nesle çocukları hakkında fikir vermekle kalmayıp 10'lu, 20'li ve 30'lu yaşlardakilerin kendilerini daha iyi anlamalarına da yardımcı oluyor. İşte kitaptan bir alıntı:

 

Diziler gençleri çok etkiliyor

Yazdır

alt

Araştırmaya göre gençlerin yüzde 20'si TV bağımlısı çıkarken, her üç gençten ikisi de dizilerdeki karakterlerden en az birini model almaya çalışıyor.
 
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi akademisyenleri tarafından bin 20 liseli öğrenci üzerinde uygulanan anketten çarpıcı sonuçlar çıktı. İstanbul'da yer alan 5 liseden seçilen öğrenciler üzerinde yapılan araştırmada gençlerin zamanının büyük çoğunluğunu televizyon başında geçirdiği ortaya çıktı. Öğrencilerin tamamı televizyon izlediğini belirtirken, yüzde 20'si televizyon bağımlısı olduğunu ve televizyonun başından kalkamadığını ifade etti. En çok izledikleri televizyon programı sorulduğunda gençlerin büyük çoğunluğu "magazin, yerli ve yabancı diziler" cevabını verdi.
 
FİZİKİ GÖRÜNÜM ETKİLİYOR
 
Araştırmada, her üç gençten ikisinin dizilerdeki karakterleri beğendiği ve örnek aldığı ortaya çıktı. "Dizi karakterlerinin yerinde olmak, ona benzemek ister miydiniz" sorusuna gençlerin yüzde 72'si "evet" cevabını verdi. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında gençlerin karakterleri fiziki görünümüne göre beğenip örnek almak istediği belirlendi.

 

Dünya hayatında insanın istikbâline tesir edecek en mühim müessirler:

Yazdır

İnsanın Üç Temel İhtiyacı

İnsan, bu dünyaya üç temel ihtiyaçla gelir. Bunlar gıdâ, ilim ve terbiye ihtiyacıdır.

Birinci ihtiyaç; Gıdâ:

İnsan, varlık âlemine adım attığı andan itibaren gıdâya muhtaçtır. Doğumundan evvel kordon vasıtasıyla annenin gıdâsıyla beslenir. Doğduktan sonra bir müddet anne sütüyle gıdâlanır. Daha sonra da her biri Cenâb-ı Hakk’ın birer lûtfu ve ihsanı olan çeşit çeşit gıdalarla, nimetlerle hayatiyetini devam ettirir.

Ancak unutmamalıdır ki;

Bu beslenme ihtiyacı karşılanırken gıdaların helâl olması, insanın mânevî istikameti için çok mühim bir vesiledir. Çünkü helâl olmayan, haram ve şüpheli şeylerle beslenen kişide ibadet şevki ve kulluk aşkı olmaz. Gönül hantallaşıp duygusuzlaşır. Temâyüller nefsânî arzulara göre şekillenir. Böylece İslâm ahlâkı ve yüce fazîletler âdeta unutulur.

Yani, kulun mânevî inkişâfında helâl gıdânın çok mühim bir rolü vardır. Zira Cenâb-ı Hak:

“Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helâl ve temiz olanlarından yiyin…” (el-Bakara, 168) buyurarak helâl, temiz ve nezih gıdâlar ile gıdâlanmamızı istemektedir.

 

ÇOCUKLARIMIZIN AHİRET İSTİKBALİ

Yazdır

Bugün, İslâmiyet’ten önceki karanlık devirde yapıldığı gibi çocukları diri diri toprağa gömme âdeti kalmamıştır ama onların ruhlarını aç bırakma ve böylece kendilerini hak etmedikleri bir ölümün kucağına atma âdeti devam etmektedir. Acaba çocuklarını en iyi okullarda okutan ve onları iyi bir meslek sahibi yapan anne baba, yavrusunu hayatın ezici, yıpratıcı fırtınalarına karşı da korumuş oluyor mu? İnsanı çâresiz, savunmasız, güçsüz ve dayanaksız bırakan felâketler ve darbeler karşısında neye tutunarak ayakta kalabileceğini de öğretmiş oluyor mu?

 

Öğrenme Stilinizi Biliyor Musunuz?

Yazdır

“Gelecegin cahili okuyamayan degil; nasil ögrenecegini bilmeyen kisi olacaktir.” A. Toffler

Ögrenme Stili:
Insan olmanin en önemli çekirdegini olusturan ögrenme stili(tarzi); ögrenirken ve baskalari ile iletisimde bulunurken insanlar arasindaki benzerliklerin yaninda, insanin kendine özgülügünü de gösterir. Bu kendine özgülük, bireyin ögrenmeye hazirlanma, ögrenme ve hatirlama asamalarinda digerlerinden farkli yollar kullanmasidir. Ögrenme stili; yürürken, oynarken, konusurken, yazarken, otururken, yatarken yasamin her aninda ve her boyutunda bireyin davranislarini etkiler. Düsünmeyi ve ögrenmeyi ögrenmenin temel basamaklarindan biri olan ögrenme stillerini, ögrenciler, ögretmenler, yöneticiler ve ana-babalar basta olmak üzere tüm ilgililerin bilmesin de yarar vardir. Çünkü, ögrenme stillerinin bilinmesi, yaramaz ve basarisiz olarak görülen pek çok ögrencinin stilleri bilinmedigi ve dikkate alinmadigi için istenmeyen davranislar gösterdiginin de anlasilmasini saglayabilir. Büyük ölçüde dogustan gelen bu karakteristik özelliklerin; aile, uzman ve okul isbirligi ile küçük yaslarda belirlenmesi gerekir. Bu isbirligi sayesinde çocuk, okulöncesi egitim döneminden baslanarak daha rahat ve anlamli bir yasama hazirlanabilir.

 

Dua'nın Gücü

Yazdır

Pakistanlı Dr. İşân Hüseyni bir hatırasını anlatıyor:

Uçakla bir şehirden başka şehire gidiyordum. Ancak yıldırım çarpması sonucu bir arıza oluştu ve uçak en yakın havaalanına inmek zorunda kaldı. Pilota uçağın arızasının giderilmesi ne kadar sürer diye sordum. Çok uzun süreceğini söyledi. Çok bekleyemeyeceğimi, gideceğim yere yetişmem gerektiğini söyledim. Görevliler gideceğim şehrin 3 saat uzaklıkta olduğunu ve istersem araba kiralayıp gidebileceğimi söylediler.

İyi fikir olduğunu düşünüp araba ile için acele yola çıktım. Fakat aksilik, bu sefer de şiddetli yağmurdan göz gözü görmez oldu ve selden dolayı araba yolda kaldı.

Yol kenarında eski bir ev vardı. O eve gidip namaz kılarız bir şeyler yeriz diye düşündüm. O evde yaşlı bir kadın kapıyı açtı. Ev sahibine halimizi anlattık.

Yaşlı kadın bizi içeri buyur etti. İhtiyaçlarımızı karşıladı. Namazımızı ede ettik, yemek yedik.

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 / 7

Düşündüren Söz

Çok şey düşün, bir şey yap.

Dur! Ey Yolcu

Ey Yolcu Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu Nereye, nereye gidiyorsun? Sağına ve soluna bakınmadan, Etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan Görmeden nereye gidiyorsun? Nereye gittiğini zannediyorsun? Nedir bu telaşın ey yolcu? Dur! Biraz dertleşelim.

Kİmler Sİtede?

Şu anda 69 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

İstatİstİk

Üyeler : 118
İçerik : 4460
Web Bağlantıları : 98
İçerik Tıklama Görünümü : 9043028

İnsaf ve iz’an sahibi her insan, kendisine bir bardak su ikrâm edene bile teşekkürü bir vicdan borcu addeder. Fırsat düştüğünde o şahsın iyiliğine muâdil bir iyilikle karşılık verir. Hâl böyleyken insanoğlunun, bütün nîmetlerin asıl ikrâm edeni olan Rabbine karşı alık ve abus kalması; akıl, iz’an ve vicdan dışıdır.