DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Türkiye'nin Suriye ve Libya'da Ne İşi Var?

Yazdır

 

Dünya “biz”e gebe, bizse hakikate...

Yazdır

Batı uygarlığının yükselişi gözkamaştırıcı, şaşaalı ve çok kanlı oldu: Hümanizm, rönesanslar, reformasyon ve karşı reformasyonlar, siyasî, entellektüel ve iktisadî devrimlerle Batı uygarlığı, dünya üzerinde eşi görülmemiş yıkıcı bir hegemonya kurdu.Bir yandan ortaçağın çıkmazından çıkmayı başardı; toplarlandı ve dünya tarihini yapan birincil aktör konumuna yerleşti.

Ama öte yandan da hiç bir medeniyete hayat hakkı tanımadı; tarih boyunca geliştirilen, büyük medeniyetlerin önemli bir kısmının kökünü kazıdı, kökünü kazıyamadıklarını da fosilleştirdi, tarihten uzaklaştırdı.

Her hâlükârda insanlığa diz çöktürdü.

Batı uygarlığının yaklaşık dört asırdır dünya üzerinde kurduğu hegemonya, kontrol ve kolonizasyona dayalı bir hegemonya.

BATI'NIN SALDIRGANLIĞININ NEDENİ: UMUD'A DEĞİL, KORKU'YA DAYANIYOR OLMASI

Burada sorulması gereken hayatî soru şu: Tarihte, başka medeniyetler arasında da büyük savaşlar, çatışmalar yaşandı ama hiç bir medeniyet Batı uygarlığı gibi varlığını ve hegemonyasını başka medeniyetlere saldırarak, başka medeniyetlerin köklerini kazıma barbarlığı göstererek kurmadı.

 

Diziler gençleri çok etkiliyor

Yazdır

alt

Araştırmaya göre gençlerin yüzde 20'si TV bağımlısı çıkarken, her üç gençten ikisi de dizilerdeki karakterlerden en az birini model almaya çalışıyor.
 
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi akademisyenleri tarafından bin 20 liseli öğrenci üzerinde uygulanan anketten çarpıcı sonuçlar çıktı. İstanbul'da yer alan 5 liseden seçilen öğrenciler üzerinde yapılan araştırmada gençlerin zamanının büyük çoğunluğunu televizyon başında geçirdiği ortaya çıktı. Öğrencilerin tamamı televizyon izlediğini belirtirken, yüzde 20'si televizyon bağımlısı olduğunu ve televizyonun başından kalkamadığını ifade etti. En çok izledikleri televizyon programı sorulduğunda gençlerin büyük çoğunluğu "magazin, yerli ve yabancı diziler" cevabını verdi.
 
FİZİKİ GÖRÜNÜM ETKİLİYOR
 
Araştırmada, her üç gençten ikisinin dizilerdeki karakterleri beğendiği ve örnek aldığı ortaya çıktı. "Dizi karakterlerinin yerinde olmak, ona benzemek ister miydiniz" sorusuna gençlerin yüzde 72'si "evet" cevabını verdi. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında gençlerin karakterleri fiziki görünümüne göre beğenip örnek almak istediği belirlendi.

 

Covit 19 a Bor Minaralinin Faydası Olur mu?

Yazdır



Ürünleri nereden alabilirsiniz?

 

Hayâllerini Dünyevî Kuran Bir Gençlik

Yazdır
Bugünkü üniversite çağındaki gençliğe baktığımda onları idealizmden çok uzak görüyorum. Hayatı bir oyun gibi algılıyorlar. Maddi beklentileri ise ön planda. Dünkü üniversite gençliği daha fazla idealleri peşinde koşardı dersem sanırım kimse itiraz etmez. Bugünkü genç nesiller ise idealler peşinde koşmayı fazla anlamlı bulmuyor. Dünkü neslin büyük hikâyeleri vardı, bunların olmayacak gibi. Âdil bir dünya tesis etmenin hayâllerini kuran gençlerin yerini, bugün, vakaya teslim olmuş ve genç olmakla pek de uyuşmayan statükocu gençler almış. Bedel ödemeyi bilmeyen ve sevmeyen bir nesil. Gençler arasında elbette böyle olmayanlar da var, onlara bir sözüm yok. Ama gözlemlerim kahir ekseriyetin böyle olduğunu, bunun bir trend olduğunu söylüyor. Bu gözlemlerim son katıldığım üniversiteler tanıtım fuarında iyice pekişti.
 

MÜSLÜMAN ŞAHSİYETİN İNŞAASI

Yazdır

DÎNİN ve ŞAHSİYETİN TEMELİ

Cenâb-ı Hak; sonsuz rahmetinin bir eseri olarak, insanlığa peygamberler gönderdi, yani sırât-ı müstakîme ulaştıran, selâmet yurduna götüren yolun rehberlerini lutfetti.

Cenâb-ı Hak; elçilerini en sâlih, en temiz ve en güzel ahlâklı, en kâmil şahsiyete sahip insanlar arasından seçti.

Demek ki din, en güzel ve en muhteşem bir ahlâk üzerine binâ edilmektedir.

Cenâb-ı Hak; nübüvvetten önceki kırk yıllık ömrü boyunca, Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e muhteşem ahlâkını tevzî ettirdi. Müşrikler; şirkte, dalâlette ve bâtılda oldukları hâlde, dâimâ Fahr-i Kâinât Efendi­miz’in ahlâkını tasdik hâlinde oldular.

Ebû Cehil bile; “Sen yalan söylüyorsun!” diyemedi.

 

Dost seçme sanatı

Yazdır

İnsan ancak dostları kadar büyür, dostları kadar gelişir. İnsanın çapı, dostlarının çapı kadardır. Bir insanla dost olmak, geleceğinizi o insana emanet etmektir.

Dostlarımızın, boyasıyla boyanır, ahlakı ile ahlaklanırız. Kişinin kalitesini, dostları belirler. Kim olduğunu bilmek isterse, kimlerle dost olduğuna bakmalı insan. Adaletin önderi Hz. Ömer’in dediği gibi; “Kişinin dostu; aklının kılavuzudur.” Herkes, kendi “ayarına”, aklına göre dost edinir. Her kuş, kendi cinsiyle uçar.

Kartallar kartallarla...

Kargalar kargalarla.

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 / 4

Düşündüren Söz

‎"Bildiklerine göre haraket etmeyen insan,elinde meşale tutan köre benzer. Bildikleri başkasının yolunu aydınlatsa da kendi yolu karanlıktır." Sadi

Dur! Ey Yolcu

Ey Yolcu Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu Nereye, nereye gidiyorsun? Sağına ve soluna bakınmadan, Etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan Görmeden nereye gidiyorsun? Nereye gittiğini zannediyorsun? Nedir bu telaşın ey yolcu? Dur! Biraz dertleşelim.

Kİmler Sİtede?

Şu anda 98 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

İstatİstİk

Üyeler : 118
İçerik : 4468
Web Bağlantıları : 100
İçerik Tıklama Görünümü : 11026867

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey Adem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat isrâf etmeyin; çünkü Allah isrâf edenleri sevmez.” (A’râf, 31)