DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

MÜSLÜMAN ŞAHSİYETİN İNŞAASI

Yazdır

DÎNİN ve ŞAHSİYETİN TEMELİ

Cenâb-ı Hak; sonsuz rahmetinin bir eseri olarak, insanlığa peygamberler gönderdi, yani sırât-ı müstakîme ulaştıran, selâmet yurduna götüren yolun rehberlerini lutfetti.

Cenâb-ı Hak; elçilerini en sâlih, en temiz ve en güzel ahlâklı, en kâmil şahsiyete sahip insanlar arasından seçti.

Demek ki din, en güzel ve en muhteşem bir ahlâk üzerine binâ edilmektedir.

Cenâb-ı Hak; nübüvvetten önceki kırk yıllık ömrü boyunca, Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e muhteşem ahlâkını tevzî ettirdi. Müşrikler; şirkte, dalâlette ve bâtılda oldukları hâlde, dâimâ Fahr-i Kâinât Efendi­miz’in ahlâkını tasdik hâlinde oldular.

Ebû Cehil bile; “Sen yalan söylüyorsun!” diyemedi.

 

GENÇ ANNE-BABALAR BANA KULAK VERİN.

Yazdır

GENÇ ANNE-BABALAR BANA KULAK VERİN

 

Önceki bölümün sonunda küresel, laik kutsalların İslam'ın kutsallarının yerini aldığından ; çocuklarımızın bu ortamda bâtılı hak bilerek yetiştiğinden söz etmiştim.


Elbette bâtıl ben bâtılım diye çıkmıyor karşımıza. Hak suretine bürünüyor.


Bir 24 Kasım günü okula vardığımda ortalık çiçek ve hediye paketlerinden geçilmiyordu. Elleri dolu gelen beş anneyi odama davet ettim. Gününüz kutlu olsun diye girdiler içeri. Şimdi "NE VAR BUNDA, ÖĞRETMENE SAYGI, NE GÜZEL" diyorsunuz değil mi?


Anlatayım; çaylarımızı içerken bu hepsi örtülü, biri ilahiyat mezunu annelere "Sizin baş öğretmeniniz kim? sorusunu sordum. Şaşkınlık, bakışmalar... Nihayet birisi "Peygamber efendimiz hocam." dedi. İkinci soru: "Bu günü ona atfen mı kutluyorsunuz?"... Cevap yok. Sonra "Ama hocam herkes kutluyor."


İşte sorun bu. Bir şeyi herkesin yapması onu meşru kılar mı? Ülkende yüz yıl var ki Allah'ın kanunları uygulanmıyor. Haramlar helal kılınmış, helallerin önü kesilmiş. Bunları yapan kişinin baş öğretmenliğini kutlamak elfaz-ı küfre kapı aralar mı? Yani imanı zedeler mı?


Batıdan gelen bütün kutsalların, günlerin, gecelerin temelinde hristiyan, pagan kültürü vardır. Referansı Allah ve resulüne dayanmayan hiçbir kutsalı kabul edemeyiz.

 

EĞİTİMDE KORKUNÇ ŞEYLER OLUYOR !

 

 

Dünya “biz”e gebe, bizse hakikate...

Yazdır

Batı uygarlığının yükselişi gözkamaştırıcı, şaşaalı ve çok kanlı oldu: Hümanizm, rönesanslar, reformasyon ve karşı reformasyonlar, siyasî, entellektüel ve iktisadî devrimlerle Batı uygarlığı, dünya üzerinde eşi görülmemiş yıkıcı bir hegemonya kurdu.Bir yandan ortaçağın çıkmazından çıkmayı başardı; toplarlandı ve dünya tarihini yapan birincil aktör konumuna yerleşti.

Ama öte yandan da hiç bir medeniyete hayat hakkı tanımadı; tarih boyunca geliştirilen, büyük medeniyetlerin önemli bir kısmının kökünü kazıdı, kökünü kazıyamadıklarını da fosilleştirdi, tarihten uzaklaştırdı.

Her hâlükârda insanlığa diz çöktürdü.

Batı uygarlığının yaklaşık dört asırdır dünya üzerinde kurduğu hegemonya, kontrol ve kolonizasyona dayalı bir hegemonya.

BATI'NIN SALDIRGANLIĞININ NEDENİ: UMUD'A DEĞİL, KORKU'YA DAYANIYOR OLMASI

Burada sorulması gereken hayatî soru şu: Tarihte, başka medeniyetler arasında da büyük savaşlar, çatışmalar yaşandı ama hiç bir medeniyet Batı uygarlığı gibi varlığını ve hegemonyasını başka medeniyetlere saldırarak, başka medeniyetlerin köklerini kazıma barbarlığı göstererek kurmadı.

 

Diziler gençleri çok etkiliyor

Yazdır

alt

Araştırmaya göre gençlerin yüzde 20'si TV bağımlısı çıkarken, her üç gençten ikisi de dizilerdeki karakterlerden en az birini model almaya çalışıyor.
 
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi akademisyenleri tarafından bin 20 liseli öğrenci üzerinde uygulanan anketten çarpıcı sonuçlar çıktı. İstanbul'da yer alan 5 liseden seçilen öğrenciler üzerinde yapılan araştırmada gençlerin zamanının büyük çoğunluğunu televizyon başında geçirdiği ortaya çıktı. Öğrencilerin tamamı televizyon izlediğini belirtirken, yüzde 20'si televizyon bağımlısı olduğunu ve televizyonun başından kalkamadığını ifade etti. En çok izledikleri televizyon programı sorulduğunda gençlerin büyük çoğunluğu "magazin, yerli ve yabancı diziler" cevabını verdi.
 
FİZİKİ GÖRÜNÜM ETKİLİYOR
 
Araştırmada, her üç gençten ikisinin dizilerdeki karakterleri beğendiği ve örnek aldığı ortaya çıktı. "Dizi karakterlerinin yerinde olmak, ona benzemek ister miydiniz" sorusuna gençlerin yüzde 72'si "evet" cevabını verdi. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında gençlerin karakterleri fiziki görünümüne göre beğenip örnek almak istediği belirlendi.

 

Hayâllerini Dünyevî Kuran Bir Gençlik

Yazdır
Bugünkü üniversite çağındaki gençliğe baktığımda onları idealizmden çok uzak görüyorum. Hayatı bir oyun gibi algılıyorlar. Maddi beklentileri ise ön planda. Dünkü üniversite gençliği daha fazla idealleri peşinde koşardı dersem sanırım kimse itiraz etmez. Bugünkü genç nesiller ise idealler peşinde koşmayı fazla anlamlı bulmuyor. Dünkü neslin büyük hikâyeleri vardı, bunların olmayacak gibi. Âdil bir dünya tesis etmenin hayâllerini kuran gençlerin yerini, bugün, vakaya teslim olmuş ve genç olmakla pek de uyuşmayan statükocu gençler almış. Bedel ödemeyi bilmeyen ve sevmeyen bir nesil. Gençler arasında elbette böyle olmayanlar da var, onlara bir sözüm yok. Ama gözlemlerim kahir ekseriyetin böyle olduğunu, bunun bir trend olduğunu söylüyor. Bu gözlemlerim son katıldığım üniversiteler tanıtım fuarında iyice pekişti.
 

Dost seçme sanatı

Yazdır

İnsan ancak dostları kadar büyür, dostları kadar gelişir. İnsanın çapı, dostlarının çapı kadardır. Bir insanla dost olmak, geleceğinizi o insana emanet etmektir.

Dostlarımızın, boyasıyla boyanır, ahlakı ile ahlaklanırız. Kişinin kalitesini, dostları belirler. Kim olduğunu bilmek isterse, kimlerle dost olduğuna bakmalı insan. Adaletin önderi Hz. Ömer’in dediği gibi; “Kişinin dostu; aklının kılavuzudur.” Herkes, kendi “ayarına”, aklına göre dost edinir. Her kuş, kendi cinsiyle uçar.

Kartallar kartallarla...

Kargalar kargalarla.

 

Herkes Duyarlı Olmalı…

Yazdır

Çocuğunuzun kazanmasını planladığımız davranış ile ilgili çabayı gösterirken, etkileşim içinde olduğu tüm ortamlarda bu konularda hassas olunmasına dikkat edilmesi gerekir. Aksi durumda çocuk her ortamda farklı bir tavır geliştirir. Arzu edilen davranış kalıbı kişiliğine yerleşmez.

 Kullanılan İfadeler Arkasında Yatan Gizli Mesajlar;

Ebeveynler olarak bazen mutlulukla bazen hayranlıkla bazen de övgü ifadesi olarak kullandığımız kelimeler, çocuk üzerinde tahmin edemediğimiz etkiler bırakabilir. (bkz.övgü-eleştiri)

Ebeveynlerin ‘iki düşün bir konuş!’ düsturunu yaşam rehberi yapmaları için sorumluluk konusunda kullanılan birkaç örneği paylaşalım:

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 / 4

Düşündüren Söz

Bir insana olduğu gibi davranırsanız, olduğu gibi kalır. Bir insana olabileceği, olması gerektiği gibi davranırsanız, olabileceği ve olması gerektiği gibi olur. GOETHE

Dur! Ey Yolcu

Ey Yolcu Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu Nereye, nereye gidiyorsun? Sağına ve soluna bakınmadan, Etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan Görmeden nereye gidiyorsun? Nereye gittiğini zannediyorsun? Nedir bu telaşın ey yolcu? Dur! Biraz dertleşelim.

Kİmler Sİtede?

Şu anda 49 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

İstatİstİk

Üyeler : 118
İçerik : 4467
Web Bağlantıları : 98
İçerik Tıklama Görünümü : 9901976

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“(Rasûlüm!) De ki: Sizin kulluk, duâ ve yalvarmanız olmasa, Rabb’im size ne diye değer versin!? (Ne kıymetiniz var!?)…” (Furkan, 77)