DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Dünya “biz”e gebe, bizse hakikate...

Yazdır

Batı uygarlığının yükselişi gözkamaştırıcı, şaşaalı ve çok kanlı oldu: Hümanizm, rönesanslar, reformasyon ve karşı reformasyonlar, siyasî, entellektüel ve iktisadî devrimlerle Batı uygarlığı, dünya üzerinde eşi görülmemiş yıkıcı bir hegemonya kurdu.Bir yandan ortaçağın çıkmazından çıkmayı başardı; toplarlandı ve dünya tarihini yapan birincil aktör konumuna yerleşti.

Ama öte yandan da hiç bir medeniyete hayat hakkı tanımadı; tarih boyunca geliştirilen, büyük medeniyetlerin önemli bir kısmının kökünü kazıdı, kökünü kazıyamadıklarını da fosilleştirdi, tarihten uzaklaştırdı.

Her hâlükârda insanlığa diz çöktürdü.

Batı uygarlığının yaklaşık dört asırdır dünya üzerinde kurduğu hegemonya, kontrol ve kolonizasyona dayalı bir hegemonya.

BATI'NIN SALDIRGANLIĞININ NEDENİ: UMUD'A DEĞİL, KORKU'YA DAYANIYOR OLMASI

Burada sorulması gereken hayatî soru şu: Tarihte, başka medeniyetler arasında da büyük savaşlar, çatışmalar yaşandı ama hiç bir medeniyet Batı uygarlığı gibi varlığını ve hegemonyasını başka medeniyetlere saldırarak, başka medeniyetlerin köklerini kazıma barbarlığı göstererek kurmadı.

 

Doların hazin sonu nasıl olacak?

Yazdır

15 Temmuz kalkışması sonrası devletimize döviz üzerinden operasyon yapıldığı bu günlerde sadece döviz bozdurup karşılığında altın veya TL almamız yeterli değildir. Döviz talebi oluşturan ithal ürünleri almadan önce bu ürünlere hakikaten ihtiyacımızın olup olmadığını iyi düşünmeliyiz.

Mesela bilgisayarımızın, cep telefonumuzun veya arabamızın modelini değiştirmemizin devletimizi ne kadar döviz kaybına uğratacağını hesap etmeliyiz. İthal ürünlerin yeni modellerine hakikaten ihtiyacımız var mı? Mevcudu ne kadar kullanabiliyoruz, ihtiyacımızı karşılamaya yetmiyor mu düşünmeliyiz.

Herbirimiz harcamalarımızı planlarken şuurlu olmalıyız. Bulanık havayı seven spekülatörlere inat hayatın normal akışına devam etmeliyiz. Müteşebbislerimiz yatırımlarından bizler ise makul ve mantıklı harcamalarımızı yapmaktan geri durmamalıyız.

 

Soru Net: Amerika Batar mı?

Yazdır
S&P 1941 yılından bu yana sabit tuttuğu ABD’nin notunu düşürerek bilerek ya da bilmeyerek bir tabuyu yerle bir etmiş oldu.

Amerikan Rüyası’nın sonu mu?

Kredi derecelendirme kuruluşu S&P ABD’nin kredi notunu ‘AAA’dan ‘AA+’ya çekti. Bu not bile dünyadaki hemen hemen her ülkenin hayalini kurduğu bir not, yani bir ekonomi için mükemmele yakın bir kredi notu.

ABD'NİN NOTU DAHA DA DÜŞEBİLİR

Fakat S&P 1941 yılından bu yana sabit tuttuğu ABD’nin notunu düşürerek bilerek ya da bilmeyerek bir tabuyu yerle bir etmiş oldu. S&P’nin kararıyla birlikte kimseciklerin sorgulamadığı ‘risksiz Amerikan ekonomisi’ (risk-free economy) algısı yerle bir olmuş oldu. Bu karardan sonra herkes otomatik olarak şöyle düşünmeye başlıyor: Eğer Amerika’nın notu ‘AA+’ olabiliyorsa yarın bu not ‘BB-’ de olabilir, hatta ABD, en azından teorik olarak, batabilir de... 

Amerika batar mı?

 

 

Para nasıl çalışıyor? İnsanlar nasıl aldatılıyor?

Yazdır

"Bir ulusu ele geçirmenin ve köleleştirmenin iki yolu vardır. Birisi kılıçla, diğeri borçla."
John Adams - 1735/1826

Amerikan halkı para sistemimizdeki hileyi bilseydi ertesi gün devrim olurdu.
Henry Ford

Bir ülkedeki para hacmini kontrol eden tüm endüstri ve ticaretin mutlak efendisidir.. ve sadece tepedeki birkaç adam tarafından tüm sistemin nasıl kolay kontrol edildiğini anladığınız anda enflasyon ve diğer problemlerin kaynağını da anlamışsınız demektir.
James A. Garfield

“Bankaların para yaratma süreçleri o kadar basittir ki aklınız hayaliniz durur.”
John Kenneth Galbraith

Ekonomik dalgalanma ve kriz dönemlerinde servet yok olmaz sadece el değiştirir.
Larry Bates

 

Kağıttan Ekonomi

Yazdır

Eve aldığım yeni bilgisayarın başına geçmek için dört çocuğum arasında sürekli ihtilaf çıkıyordu. İçlerinde en çok zarar göreni, en küçükleriydi. Küçük ve kız çocuğu olması dolayısıyla ağabeylerine söz geçirtemiyordu. Her seferinde aralarındaki nizayı çözmek bana düşüyordu. Bir defasında ‘ baba bu bilgisayar benim olsun, onlar hiç oynamasınlar?’ dedi. Ben de ‘peki, yalnız parasını ödersen senin olur, böylece diğer kardeşlerin bir hak iddia edemezler’ dedim. Fiyatını sordu, söyledim. Akşam eve geldiğimde elime bir kağıt tutuşturdu. ‘Bu ne?’ diye sorduğumda, bilgisayarın ücreti olduğunu öğrendik.

Bir defter yaprağının üzerine benim söylediğim rakamı ablasına yazdırmış ve bana uzatıyordu. Diğer çocuklarla bakıştık; kabul ettim. Artık bilgisayar onundu ve diğer çocuklar ondan izin almadan kullanamıyorlardı. Önemli bir konum edindiğinden istendiğinde izin veriyor ve problem çıkmıyordu. Bir süre bu oyuna göz yumduk. Fakat hadise bu noktada kalmadı. Küçük kız işin püf noktasını yakalamıştı. Artık evde beğendiği her eşyayı sahipleniyor, bedelini ablasına yaptırdığı paralarla nakit(!) olarak ödüyordu.

Oyun uzun sürünce diğer çocuklar şikayetçi olmaya başladılar. Sevimli oyuna son vermenin zamanı gelmişti. Verdiği paraların geçerli olmadığını, kendisine gösterdiğim hakiki paralardan vermesi gerektiğini söyledim. Bu duruma şaşırdı, kabullenmek istemedi. Çünkü bunların nerede yapıldığını ve nereden bulabileceğini bilmiyordu. Çaresizdi, eski sisteme geri döndük.

 

Kapitalist Sistem Nasıl Yürür?

Yazdır

Kapitalist Sistem Nasıl Yürür?

alt
 
 

Kapitalizm Sömürüsü

Yazdır

Kapitalizm Sömürüsü from admin on Vimeo.

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 / 6

Düşündüren Söz

İki şey aklın eksikliğini gösterir: Konuşulacak yerde susmak, susulacak yerde konuşmak.

Dur! Ey Yolcu

Ey Yolcu Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu Nereye, nereye gidiyorsun? Sağına ve soluna bakınmadan, Etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan Görmeden nereye gidiyorsun? Nereye gittiğini zannediyorsun? Nedir bu telaşın ey yolcu? Dur! Biraz dertleşelim.

Kİmler Sİtede?

Şu anda 54 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

İstatİstİk

Üyeler : 118
İçerik : 4461
Web Bağlantıları : 98
İçerik Tıklama Görünümü : 9144547

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” (Tevbe, 128)