DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

GÜVEN Duygusu Giderse

Yazdır

Zamanın birinde yaşlı bir adam ve dünyada tek sahip olduğu varlık olan, çok ama çok güzel bir atı varmış. Adam bir gün atıyla beraber bir yolculuğa çıkmış, yolculuk sırasında bir yerde dinlenirken yanına bir adam gelmiş ve ondan biraz ekmek ve su istemiş. Adam da bohçasında ne var ne yoksa beraber yiyebileceklerini söylemiş.

Oturmuşlar beraberce yemeklerini yemişler aynı kaptan su içmişler ve aralarında güzel bir muhabbet etmişler. Yemek ve muhabbetten sonra dinlenmek için biraz uzanmışlar.

 

Sosyal Medya Bağımlılığı

Yazdır

Gençler Dikkat!.. 

Gençler, facebook başında saatlerinizi harcamanız, okullarda son gün çalışarak verdiğiniz sınavlar sayesinde bir şeyler öğrenmiş olduğunuzu zannetmeniz, hayatı hep boş vakit geçirme ve eğlence olarak görmeniz vs. vs. memlekezimizde durumun pek de iç açıcı olmadığını gösteriyor.

Kapitalizmin vadettiği hayatın kendilerini mutlu edeceğini zannediyor insanlar. İnsanların hayatları tamamen "daha fazlasını" istemek ve herşeyin "yeni modelini" almak üzerine kurulu genellikle.
 

Huy Hırsızlığı

Yazdır

Huy Hırsızlığı

 

Türk'ün kimlik belgesi: Türkçe

Yazdır

Türk'ün kimlik belgesi: Türkçe

Türk demek, Türkçe demektir. Türk milleti şuurlu, uyumlu, tarihe hatıralarıyla, geleceğine tahayyül ve tasavvurlarıyla bağlı, iradeli bir millet olarak var olacaksa, bu öncelikle kimlik dili ve millî kültür şifresi demek olan Türkçesine sahip çıkmakla mümkün olacaktır. Türkçeye sahip çıkmak demek, onu korumak, geliştirmek ve yaymak demektir. Dünyanın dengesini sağlayan ve dünyaya nizam veren bir millet oluşumuzdan rahatsız olan modern haçlı cepheleri ve onların yerli işbirlikçileri, öncelikle ve ağırlıklı olarak millet kimliğimiz olan Türkçemizi yok etmeye çalışıyorlar. Türkçemizi bizim duygu, düşünce ve hayal dünyamızı ifade eden bir dil olmaktan çıkarmakla Türk millet bütünlüğünü çözmüş olacaklardır. 

Dili yaşamayan, insanlararası dolaşımda olmayan, kültür, sanat, medeniyet, bilim, siyaset, ticaret alanlarını ifade eden bir kurum olmaktan çıkan bir millet, yok olmuş demektir. Eğitim kurumlarımızda Türkçe yerine İngilizceyi hâkim kılma çabaları, Türkçemizin yapısını bozma, yabancı dillerden pek çok söz varlığı alma, iş yerleri ve diğer kurumlara yabancı isimler verme denemeleri, yeni Anayasa çalışmaları kapsamında Türkçemizi tek resmî ve eğitim dili olmaktan çıkarıp başka dilleri ortak etme teşebbüsleri, hep Türkçemiz üzerinden Türk millet varlığını çözüp tasfiye etme projeleridir. 
 
Bu bağlamda öncelikle Yrd. Doç. Dr. Nazlı Rânâ Gürel'in Türkçemizin şuurunu veren bir şiirini alalım ve onun üzerinden Türkçe hassasiyetimizi vurgulamaya devam edelim: 
 
TÜRKÇEM Türkçe sevdâlısı gençlerimize 
 

Sıkıntılar karşısında tıkanıp ümitsizliğe düşme, yılgınlık gösterip kenara çekilme!..

Yazdır
 
Rasûlullah (sav) buyuruyor:

"İnsanların arasına karışıp onların sıkıntılarına katlanan Müslüman, insanlardan uzak durup onların sıkıntılarına katlanmayandan daha hayırlıdır." Tirmizi, Kıyamet, 55
 

ALLAH İÇİN SEVMEK

Yazdır
Elif dikkatle okuduğu kitabı yavaşça yere bıraktı. Son okuduğunu daha iyi anlayabilmek için gözlerini bir yere dikmiş, hareketsiz donuk bir şekilde düşüncelere daldı.

Uzun süre bu şekilde düşündükten sonra hızla kitabı alıp son okuduğu yeri dikkatli bir şekilde bir daha okudu. Her okuduğunda yüzü biraz daha asılıyor, iyice anlamaya çalışıyordu.

“Kişi sevdiği ile beraber haşrolur”

Bu hadisi okuduktan sonra, sevdikleri ve sevmedikleri hanesini bir kez daha gözden geçirmesi gerektiğini düşündü. Sürekli bir arada olduğu insanlarla, alış verişte bulunduklarıyla, komşularıyla, akrabasıyla, kan bağı olanlarla ve ya bir şeklide ticari ilişkisi olanlarla da değil Sevdikleriyle beraber haşrolunmak.
 
Sonra bir başka hadisi hatırladı.

“Allah için sevin ve Allah için buğzedin”

Bu iki hadisi bir arada düşündüğünde biraz daha şekillendi kafasında.

“Allah için sevdiklerimizle beraber haşrolacağız” diye geçirdi içinden. Kendisinin ve çevresindeki insanların sevdiklerini ve sevme nedenlerini düşündü bir bir. Sevdiği insanlar kimlerdi ve neden seviyordu onları?

Akşamki haberlerde gördüğü bir olay geldi aklına. Bir pop star kendisini seyretmeye gelen gençlerin çılgınca katılımları arasında ve bir sunucunun onlara yaklaşarak;

- Sahnedeki şarkıcı için ne düşünüyorsunuz. Çok mu seviyorsunuz, sorusuna hep bir ağızdan;

- Sevmek ne kelime biz ona tapıyoruz. Onun için ölürüz.

Cevaplarını düşündü. Tapmak ve uğruna ölmek, bir beşer için yapılamayacak şeylerdi bunlar. Yaradan için söylenmesi gereken bu sözler bir beşer için sarf edilmişti.
 

Gel seni karşıya geçireyim evladım!

Yazdır

 


Sayfa 2 / 3

Düşündüren Söz

Yanlış adımlarla doğru hedeflere varmak mümkün değildir.

Dur! Ey Yolcu

Ey Yolcu Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu Nereye, nereye gidiyorsun? Sağına ve soluna bakınmadan, Etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan Görmeden nereye gidiyorsun? Nereye gittiğini zannediyorsun? Nedir bu telaşın ey yolcu? Dur! Biraz dertleşelim.

Kİmler Sİtede?

Şu anda 41 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

İstatİstİk

Üyeler : 118
İçerik : 4466
Web Bağlantıları : 98
İçerik Tıklama Görünümü : 9482514

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir.” (Mâide, 8)