DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Hakim olmanın sırrı

Yazdır

Basiti anlayarak, karmaşığın ne olduğunu anlayabiliriz. Her konu hakkında anlama kabiliyetimizi basitten karmaşığa doğru geliştirerek artırabiliriz. Karmaşık olan bütünü basit parçalara böler ve onlara hakim olursak, bütün işlerimiz zor olmaktan çıkar. Hakim olmanın sırrı basitliktir.

Gözünüzü zirveye dikin fakat önce küçük tepeleri fethedin.

 

Büyük ülke olmanın yolu

Yazdır

Napolyon bir mimarı çağırıyor ve "Savaşa gidiyorum. Bana öyle bir şehir kurmalısın ki, döndüğümde hayran kalayım" diyor.

Aylar sonra ülkesine döndüğünde geniş caddeleri görünce Napolyon sinirleniyor, "Ne o burada at mı yarıştıracağız" diye soruyor. Mimardan ilginç bir cevap geliyor; "Geniş caddeleri 200 yıl sonrasını düşünerek yaptım."

O mimarın ne demek istediğini bugün geniş caddelere rağmen trafik yoğunluğunda sıkışan Fransızlar çok iyi anlıyor.

Ülkeler, planlarını hayata geçirirken 100-200 yıl sonrasını düşünmek zorunda.

 

Öğrenme Stilinizi Biliyor Musunuz?

Yazdır

“Gelecegin cahili okuyamayan degil; nasil ögrenecegini bilmeyen kisi olacaktir.” A. Toffler

Ögrenme Stili:
Insan olmanin en önemli çekirdegini olusturan ögrenme stili(tarzi); ögrenirken ve baskalari ile iletisimde bulunurken insanlar arasindaki benzerliklerin yaninda, insanin kendine özgülügünü de gösterir. Bu kendine özgülük, bireyin ögrenmeye hazirlanma, ögrenme ve hatirlama asamalarinda digerlerinden farkli yollar kullanmasidir. Ögrenme stili; yürürken, oynarken, konusurken, yazarken, otururken, yatarken yasamin her aninda ve her boyutunda bireyin davranislarini etkiler. Düsünmeyi ve ögrenmeyi ögrenmenin temel basamaklarindan biri olan ögrenme stillerini, ögrenciler, ögretmenler, yöneticiler ve ana-babalar basta olmak üzere tüm ilgililerin bilmesin de yarar vardir. Çünkü, ögrenme stillerinin bilinmesi, yaramaz ve basarisiz olarak görülen pek çok ögrencinin stilleri bilinmedigi ve dikkate alinmadigi için istenmeyen davranislar gösterdiginin de anlasilmasini saglayabilir. Büyük ölçüde dogustan gelen bu karakteristik özelliklerin; aile, uzman ve okul isbirligi ile küçük yaslarda belirlenmesi gerekir. Bu isbirligi sayesinde çocuk, okulöncesi egitim döneminden baslanarak daha rahat ve anlamli bir yasama hazirlanabilir.

 

Dua'nın Gücü

Yazdır

Pakistanlı Dr. İşân Hüseyni bir hatırasını anlatıyor:

Uçakla bir şehirden başka şehire gidiyordum. Ancak yıldırım çarpması sonucu bir arıza oluştu ve uçak en yakın havaalanına inmek zorunda kaldı. Pilota uçağın arızasının giderilmesi ne kadar sürer diye sordum. Çok uzun süreceğini söyledi. Çok bekleyemeyeceğimi, gideceğim yere yetişmem gerektiğini söyledim. Görevliler gideceğim şehrin 3 saat uzaklıkta olduğunu ve istersem araba kiralayıp gidebileceğimi söylediler.

İyi fikir olduğunu düşünüp araba ile için acele yola çıktım. Fakat aksilik, bu sefer de şiddetli yağmurdan göz gözü görmez oldu ve selden dolayı araba yolda kaldı.

Yol kenarında eski bir ev vardı. O eve gidip namaz kılarız bir şeyler yeriz diye düşündüm. O evde yaşlı bir kadın kapıyı açtı. Ev sahibine halimizi anlattık.

Yaşlı kadın bizi içeri buyur etti. İhtiyaçlarımızı karşıladı. Namazımızı ede ettik, yemek yedik.

 


Sayfa 2 / 19

Düşündüren Söz

Eden kendisine eder. Yapan bulur ve çeker! Unutma! Kazanmak koca bir ömür ister. Kaybetmeye ise bir anlık gaflet yeter!..

Dur! Ey Yolcu

Ey Yolcu Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu Nereye, nereye gidiyorsun? Sağına ve soluna bakınmadan, Etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan Görmeden nereye gidiyorsun? Nereye gittiğini zannediyorsun? Nedir bu telaşın ey yolcu? Dur! Biraz dertleşelim.

Kİmler Sİtede?

Şu anda 32 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

Teşekkür Ediyoruz

İstatİstİk

Üyeler : 118
İçerik : 4451
Web Bağlantıları : 99
İçerik Tıklama Görünümü : 8792822

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)