DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Mustafa Güzelgöz

Yazdır

Kadrolu Eşekler İş Başında
Mustafa Güzelgöz, 23 yaşında genç bir kütüphane memuru olarak “Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi”ne atandığında kütüphanenin sadece bekçiliğini yapmaz, kitapları birilerine okutma derdine düşer. Önce binanın rutubetli odasına atılan 2300 adet yazmayı çıkarır. Cüzleri tek tek güneşe çıkartarak kurutur, tek odalı bir kütüphaneye bunları yerleştirir. Ancak gel zaman git zaman bu tek odalı kütüphaneye uğrayan pek yoktur. “Madem onlar gelmiyor, ben ayaklarına gideyim” der ve benzeri yapılmamış bir şeyi aklına koyar.
 

Batı medeniyyet tasavvurunun hülasası!...

Yazdır

Batı medeniyyet tasavvurunun hülasası: "Güçsüz medeniyetler ya yok edilirler ya da köle olurlar." ilkesidir.

Tarih, batının bu ilkel medeniyyet tasavvuru sebebiyle yaşanan sayısız kan ve gözyaşından ibaret zulüm misalleri ile doludur. Aydınlanma çağına kadar birbirini yiyen batı, aydınlandıktan ve modern olduktan sonra, coğrafi keşif adı altında başlattıkları sömürge siyasetleri ile daha önce varlıklarından bile haberleri olmadıkları kıtalarda yaşayan bütün medeniyyet unsurlarını da aydınlatmaya başladılar. Netice malum: Sömürgeleştirdikleri bütün medeniyyet unsurlarını yok ettiler; geriye kalanları da köleleştirdiler.

Dil, tarih ve din şuurları ellerinden alınan bu köle unsurlar kendi vatanlarında yerli sıfatı ile anılan biçareler oldular.

1900' lü yıllarda bu zalimlerin bütünüyle sirayet adip sömürgeleştiremedikleri tek yer, Osmanlı Devleti hükümranlığında ki İslam çoğrafyası idi. 1. Cihan harbinin asıl maksadı, medeniyyetin son adası olan Osmanlı devletinin varlığına son vermek ve Osmanlın bakir mirasından pay almak idi. Bu maksadla ortacağda yaptıkları gibi yine birbirleri yediler. Osmanlı devleti bu hengamenin ortasında kaldı ve varlığı harp sonrası sona erdi. Osmanlı devleti bakiyesinden sınırları cetvel ile çizilmiş olan aralarında pay ettikleri pekçok  sömürge devletçik vucuda getirildi.

 

Sosyal Medya Bağımlılığı

Yazdır

Gençler Dikkat!.. 

Gençler, facebook başında saatlerinizi harcamanız, okullarda son gün çalışarak verdiğiniz sınavlar sayesinde bir şeyler öğrenmiş olduğunuzu zannetmeniz, hayatı hep boş vakit geçirme ve eğlence olarak görmeniz vs. vs. memlekezimizde durumun pek de iç açıcı olmadığını gösteriyor.

Kapitalizmin vadettiği hayatın kendilerini mutlu edeceğini zannediyor insanlar. İnsanların hayatları tamamen "daha fazlasını" istemek ve herşeyin "yeni modelini" almak üzerine kurulu genellikle.
 

İki Kanatlı Şahsiyet: Fatih Sultan Mehmed Han ve Fetih Ruhu

Yazdır

alt

Fatih Sultan Mehmed’in manevi ve edebi şahsiyetini tanıyabilmemiz için hareket noktamız babası II.Murad Han olmalıdır. Oğluna, askerlik, idare, ilim, sanat ve tasavvufta örnek bir şahsiyet sergileyerek; o müstesna evladın şahsiyet yapısına ilk temel taşı koymuştur. II.Murad kahraman olduğu kadar alim ve şair, aynı zamanda maneviyata sıkı sıkı bağlı bir arif kişi idi.

Baba II. Murad ile oğlu Şehzâde Mehmed arasında, saray bahçesinde güzel bir hasbihâl geçer. Bu hasbihâl esnasında Şehzâde Mehmed, hâl ve hatırını sorduktan sonra babasına şöyle bir suâl sorar:

 


Sayfa 11 / 18

Düşündüren Söz

Her son yeni bir başlangıca açılan kapıdır.

Dur! Ey Yolcu

Ey Yolcu Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu Nereye, nereye gidiyorsun? Sağına ve soluna bakınmadan, Etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan Görmeden nereye gidiyorsun? Nereye gittiğini zannediyorsun? Nedir bu telaşın ey yolcu? Dur! Biraz dertleşelim.

Kİmler Sİtede?

Şu anda 23 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

Teşekkür Ediyoruz

İstatİstİk

Üyeler : 118
İçerik : 4451
Web Bağlantıları : 99
İçerik Tıklama Görünümü : 8843949

Rasûlullah (sav) buyuruyor:
“İsrâfa ve gurura saplanmaksızın yiyiniz, içiniz, giyiniz, sadaka veriniz.” (Buhârî, Libas, 1; İbn-i Mâce, Libas, 23)