DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Sosyoloji biliminin önemi nedir?

Yazdır

alt

Uyanın, bu adamlar dünyaya ne makina mühendisleriyle, ne genetik mühendisleriyle, ne de tıpçılarla yön veriyorlar. Dünyaya yön veren bilim sosyolojidir. Sosyoloji nedir? En basit ifadeyle "toplum bilimi".
 
Bu dünya üzerindeki insanların yönelimlerini, psikolojilerini, sürü psikolojisine yön veren etmenleri inceleyen bilimdir sosyoloji.

O yüzden bu berbat dünyada "sosyoloji" denen bölüm üniversitelerde rağbet görmez.

Rağbet görse ne olacak? Mezunları iş bulamayacak... Zaten iş bulamasınlar ki diğerleri de bunu görüp bu dala yönelmesin, toplumda bu bilim dalı istihdam edilemesin. Herkes mühendis olsun ki uzaya çıkalım, çağ atlayalım, öyle mi?

Neden tüm zeki çocuklar "sayısal" bölümüne yönlendirilirler lisede? Mühendis olsun, doktur olsun diye değil mi? E artık elini sallasan mühendise denk geliyor memleketimizde, eee ne oluyor? Uzaya mı çıkarıyor bizi bu bizim mühendisler?

Bu adamlar dünyayı, toplumları, insanları "sosyoloji" bilimi vasıtasıyla yönetiyorlar. 20. yüzyılın başında medyayı ele geçirirlerse dünyayı da ele geçirmiş olacaklarını bu sayede keşfettiler.

48 tane çocuğum olsa tekine bile mühendis ol demem, kendi çok can atıyorsa o ayrı, ama ben özellikle mühendis olsun istemem. Mühendisler alınmayın lütfen, sizi kötülemiyorum, sözüm meclisten dışarı. Oyunun kuralı buysa biz de elbette ki kuralına göre oynayacağız.

 

Dünya “biz”e gebe, bizse hakikate...

Yazdır

Batı uygarlığının yükselişi gözkamaştırıcı, şaşaalı ve çok kanlı oldu: Hümanizm, rönesanslar, reformasyon ve karşı reformasyonlar, siyasî, entellektüel ve iktisadî devrimlerle Batı uygarlığı, dünya üzerinde eşi görülmemiş yıkıcı bir hegemonya kurdu.Bir yandan ortaçağın çıkmazından çıkmayı başardı; toplarlandı ve dünya tarihini yapan birincil aktör konumuna yerleşti.

Ama öte yandan da hiç bir medeniyete hayat hakkı tanımadı; tarih boyunca geliştirilen, büyük medeniyetlerin önemli bir kısmının kökünü kazıdı, kökünü kazıyamadıklarını da fosilleştirdi, tarihten uzaklaştırdı.

Her hâlükârda insanlığa diz çöktürdü.

Batı uygarlığının yaklaşık dört asırdır dünya üzerinde kurduğu hegemonya, kontrol ve kolonizasyona dayalı bir hegemonya.

BATI'NIN SALDIRGANLIĞININ NEDENİ: UMUD'A DEĞİL, KORKU'YA DAYANIYOR OLMASI

Burada sorulması gereken hayatî soru şu: Tarihte, başka medeniyetler arasında da büyük savaşlar, çatışmalar yaşandı ama hiç bir medeniyet Batı uygarlığı gibi varlığını ve hegemonyasını başka medeniyetlere saldırarak, başka medeniyetlerin köklerini kazıma barbarlığı göstererek kurmadı.

 

Eğitim İdeolojik Olmaktan Çıkarılmalı; Pedagojik Prensiplere Yaslanmalı

Yazdır

Eğitimin kalitesi, ülke kalkınması ile yakından ilgilidir.

Eğitimi kaliteli olan ülkeler, daha az kaliteli olanları geride bırakıyor.

Müslümanların ilim, teknoloji, eğitim ve çalışma alanlarında dünya ile yarışma mecburiyetleri var.

Eğitim ideolojik olmaktan çıkarılmalı, pedagojik prensiplere yaslanmalı.

2012’de yapılan eğitimde verimlilik araştırmasında 65 ülke arasında dil yeteneğinde 42, fen bilimlerinde 43, matematikte 44. sırada yer aldık. Eğitimin kalitesi artırmak için yapılması gereken çok şey var. Bunlardan biri de karma eğitim mecburiyetine son vererek ayrı eğitim seçenekleri sunmak.

 

Gönül Dünyamıza Taarruzlar

Yazdır

Gönül Dünyamıza Taarruzlar

2016 – Ekim, Sayı: 368, Sayfa: 032

GÖNÜL DÜNYAMIZA TAARRUZLAR

İnsan, kelimelerle düşünür; lisan ile tefekkür ufkunu genişletir. Bu sebeple, kelime kadrosu daraltılmış veya mefhumlarının mânâları çarpıtılmış bir lisan ile, İslâmî tefekkürün derin ufuklarına yol bulmak mümkün değildir.

 


Sayfa 12 / 18

Düşündüren Söz

Başkalarını motive edebilmenin ilk şartı önce kendinizin motive olmasıdır.

Dur! Ey Yolcu

Ey Yolcu Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu Nereye, nereye gidiyorsun? Sağına ve soluna bakınmadan, Etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan Görmeden nereye gidiyorsun? Nereye gittiğini zannediyorsun? Nedir bu telaşın ey yolcu? Dur! Biraz dertleşelim.

Kİmler Sİtede?

Şu anda 26 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

Teşekkür Ediyoruz

İstatİstİk

Üyeler : 118
İçerik : 4451
Web Bağlantıları : 99
İçerik Tıklama Görünümü : 8843950

İnsaf ve iz’an sahibi her insan, kendisine bir bardak su ikrâm edene bile teşekkürü bir vicdan borcu addeder. Fırsat düştüğünde o şahsın iyiliğine muâdil bir iyilikle karşılık verir. Hâl böyleyken insanoğlunun, bütün nîmetlerin asıl ikrâm edeni olan Rabbine karşı alık ve abus kalması; akıl, iz’an ve vicdan dışıdır.