DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Yanlış seçim, ayakları vuruyor

Yazdır
Sağlıksız ayakkabılar, ayaklarda su toplanması, cilt soyulması, burkulma ve nasır gibi sorunlara yol açıyor
 

Ayakta şekil bozukluğuna yol açan 6 hatalı ayakkabı seçimi olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Metin Türkmen, ayak sağlığını korumak için ayakkabı, bot veya çizme alırken dikkat edilmesi gereken noktalara değindi. Prof. Türkmen, ayakkabı seçiminde yapılan hataları şöyle sıraladı:
 
  1. Önü daralan ve ayağı sıkanlar: Ayakkabılarda en sık yaşanan problem, önü daralan ve ayağı sıkan dar kalıp, topuklu ayakkabılar ya da botlar giyilmesi ve bunlarla uzun süre ayakta kalınması. Önü daralan ayakkabılar parmakların rahatça hareket etmesini engelliyor. Zamanla parmakların şekli bozuluyor.
  2. Yüksek topuklu olanlar: Yüksek topuklu ayakkabılarda ağırlık tarak kısmına geçeceği için parmaklara aşırı yük biniyor ve uzun süreli kullanımlar ayak ile parmaklarda şekil bozukluklarına neden oluyor.
  3. Çok yüksek platformlular: Kadınlar moda olduğu için çok yüksek platform gibi denge bozan ürünler kullanılabiliyor. Ayrıca bu platformların sert olanları ayağın kıvrılmasını engelliyor, şoku emmeden diğer eklemlere aşırı baskı iletiyor.
  4. Tamamen topuksuz olanlar: Özellikle gençlerin çok sık tercih ettikleri tamamen topuksuz ve aşırı yumuşak, genellikle bez veya süet olan ayakkabı ile çizmeler de sakıncalı. Çünkü ayağı hiç tutmayan, iç tabanı hiç desteklemeyen bu ayakkabılar içe basmaya meyilli olanlarda bu durumun daha da kötüleşmesine neden olabiliyor.
  5. Bir numara büyükler: Topuklu ayakkabı ya da bot seçerken ince kalıplı ürünlerin büyük numaralarını almak büyük bir hata. Çünkü ayak öne gidince ayakkabı önden vuruyor, arkadan boşluk kalıyor ve topuk yürürken hareket ediyor. Bunun sonucunda ayakkabılar sürtüyor ve yara yapıyor.
  6. Çok sert deriler – sert rugan olanlar: Gerekli esneme ve yumuşama olmadığı için ayağın fonksiyonlarını bozuyor.
 

Gönül Dünyamıza Taarruzlar

Yazdır

Gönül Dünyamıza Taarruzlar

2016 – Ekim, Sayı: 368, Sayfa: 032

GÖNÜL DÜNYAMIZA TAARRUZLAR

İnsan, kelimelerle düşünür; lisan ile tefekkür ufkunu genişletir. Bu sebeple, kelime kadrosu daraltılmış veya mefhumlarının mânâları çarpıtılmış bir lisan ile, İslâmî tefekkürün derin ufuklarına yol bulmak mümkün değildir.

 

En Büyük Keşif; İnsanı Fark etmek…

Yazdır

‘Çok sağlam karakterli’ ifadesini günlük yaşamımızda sıkça  kullanırız. Bu ifadenin içinde; saygılı, iradesi sağlam, çalışkan, sözünde duran, yaptığı işin hakkını veren gibi pek çok olumlu kişilik özeliği saklıdır. Karakter kelimesi kişilik, huy, kelimeleri ile sıkça karıştırılır.

Huy:Şahsiyetin yapı taşları olup, dünyaya gelme ile başlayan,çevrenin ve eğitimin etkisi  ile gelişen  davranış kalıplarıdır.

Şahsiyet:Bireyi bir başkasından ayıran duygu ve davranış özelliklerinin bütünüdür.

Karakter: Kişinin çevresi ile etkileşiminde, bireysel aldığı kararlarda sergilediği tutumlardaki istikrarı yansıtır. Yani tutumlar,huylar kişide öyle yerleşir ki ortam, zaman, çevrenin tepkisi uygulamalarına engel olamaz.

‘Kabiliyet sükûnetle, karakter hayat içinde gelişir’ der Gazali.Bu sözden hareketle şöyle  düşünebiliriz; aile ortamında çocuklarımıza vermeye   çalıştığımız şahsiyet eğitimi, sosyal çevredeki yaşanılan her türlü olay, karşılaşılan risk gibi durumlar ile gelişme fırsatı bulur. Aksi halde ekilen tohumların gelişmesi için gübre, havalandırma, güneş gibi etmenleri dikkate almama sonucu meyve alınamayan ağaçların durumu oluşur.  Kişisel özellikler de karakter halini alamaz.

Kişiliğin temellerinin atıldığı okul öncesi çağda bu özellikler çocukta nasıl yerleşir?Ebeveynler ve eğitimciler bu konuda neler yapabilirler?

 

İsme Hürmet Gerektir

Yazdır

Tıfıl iken ol, diler idi ümmetin,
Sen kocaldın, terk edersin sünnetin

Habib-i Kibriyâ’nın sevgisini iddiâ edersiniz ama O’nun izini ve sünnetini terk idersiniz, nereye bu gidiş, nereye…

Bir gün Bâyezid-i Bistami (rahmetullahialeyh) Bağdat şehrinde talebesiyle birlikte Şat ırmağına kurulu köprüden geçiyorlarmış. Köprü üzerinde oynayan çocuklar yanına gelerek oynadıkları oyunu söylemişler ve çocuk diliyle onun da kendileriyle oynamasını istemişler.

 

GÜVEN Duygusu Giderse

Yazdır

Zamanın birinde yaşlı bir adam ve dünyada tek sahip olduğu varlık olan, çok ama çok güzel bir atı varmış. Adam bir gün atıyla beraber bir yolculuğa çıkmış, yolculuk sırasında bir yerde dinlenirken yanına bir adam gelmiş ve ondan biraz ekmek ve su istemiş. Adam da bohçasında ne var ne yoksa beraber yiyebileceklerini söylemiş.

Oturmuşlar beraberce yemeklerini yemişler aynı kaptan su içmişler ve aralarında güzel bir muhabbet etmişler. Yemek ve muhabbetten sonra dinlenmek için biraz uzanmışlar.

 

Sosyal Medya Bağımlılığı

Yazdır

Gençler Dikkat!.. 

Gençler, facebook başında saatlerinizi harcamanız, okullarda son gün çalışarak verdiğiniz sınavlar sayesinde bir şeyler öğrenmiş olduğunuzu zannetmeniz, hayatı hep boş vakit geçirme ve eğlence olarak görmeniz vs. vs. memlekezimizde durumun pek de iç açıcı olmadığını gösteriyor.

Kapitalizmin vadettiği hayatın kendilerini mutlu edeceğini zannediyor insanlar. İnsanların hayatları tamamen "daha fazlasını" istemek ve herşeyin "yeni modelini" almak üzerine kurulu genellikle.
 

Huy Hırsızlığı

Yazdır

Huy Hırsızlığı

 


Sayfa 2 / 3

Düşündüren Söz

İnsan inandığı şeydir.

Dur! Ey Yolcu

Ey Yolcu Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu Nereye, nereye gidiyorsun? Sağına ve soluna bakınmadan, Etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan Görmeden nereye gidiyorsun? Nereye gittiğini zannediyorsun? Nedir bu telaşın ey yolcu? Dur! Biraz dertleşelim.

Kİmler Sİtede?

Şu anda 42 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

İstatİstİk

Üyeler : 118
İçerik : 4466
Web Bağlantıları : 98
İçerik Tıklama Görünümü : 9482434

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” (Tevbe, 128)