DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa

GENÇ ANNE-BABALAR BANA KULAK VERİN.

Yazdır

GENÇ ANNE-BABALAR BANA KULAK VERİN

 

Önceki bölümün sonunda küresel, laik kutsalların İslam'ın kutsallarının yerini aldığından ; çocuklarımızın bu ortamda bâtılı hak bilerek yetiştiğinden söz etmiştim.


Elbette bâtıl ben bâtılım diye çıkmıyor karşımıza. Hak suretine bürünüyor.


Bir 24 Kasım günü okula vardığımda ortalık çiçek ve hediye paketlerinden geçilmiyordu. Elleri dolu gelen beş anneyi odama davet ettim. Gününüz kutlu olsun diye girdiler içeri. Şimdi "NE VAR BUNDA, ÖĞRETMENE SAYGI, NE GÜZEL" diyorsunuz değil mi?


Anlatayım; çaylarımızı içerken bu hepsi örtülü, biri ilahiyat mezunu annelere "Sizin baş öğretmeniniz kim? sorusunu sordum. Şaşkınlık, bakışmalar... Nihayet birisi "Peygamber efendimiz hocam." dedi. İkinci soru: "Bu günü ona atfen mı kutluyorsunuz?"... Cevap yok. Sonra "Ama hocam herkes kutluyor."


İşte sorun bu. Bir şeyi herkesin yapması onu meşru kılar mı? Ülkende yüz yıl var ki Allah'ın kanunları uygulanmıyor. Haramlar helal kılınmış, helallerin önü kesilmiş. Bunları yapan kişinin baş öğretmenliğini kutlamak elfaz-ı küfre kapı aralar mı? Yani imanı zedeler mı?


Batıdan gelen bütün kutsalların, günlerin, gecelerin temelinde hristiyan, pagan kültürü vardır. Referansı Allah ve resulüne dayanmayan hiçbir kutsalı kabul edemeyiz.

 

EĞİTİMDE KORKUNÇ ŞEYLER OLUYOR !

 

Hani 17 yıldır iktidardayız ya. Millî eğitimde ne durumdayız?


Şunu peşinen söyleyeyim:


Çocuklarımızı Fetö' den daha büyük bir tehlike bekliyor. İmam Hatiplerden solcu gençler yetişiyor... X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı derken inancımızla, örfümüzle, adetimizle alakası kesilmiş nesiller geliyor. Geçen yaz misafir olduğum kuzenimin lise bire giden kızının masasında bir dergi gördüm. Adı TRİP. Kapağında Aziz Nesin fotoğrafı. Altında " Yobazların ateşi ne kadar zalim olsa da bizi susturamaz." gibi bir söz. İçi çıfıt çarşısı...


Ertesi gün Meram'da bağda görüştüğümüz bir anne kızını işaret ederek "Hocam bunu İmam Hatibe verdik ama komünist oldu." dedi.


Şaşırdım. Kızımız mezun olmuş, üniversite sınavına girmiş. Sonuç bekliyor. Sürekli sol yazarları okuyormuş. Neden dedim. Sağda ne şair var ne yazar diyor. TRİP dergisini sordum, takip ediyormuş. Bir saatlik sohbetten sonra kafasında bazı soru işaretleri oluşturmayı başardım.


Yine geçtiğimiz aylarda görüştüğüm bir kurum müdürü arkadaş, imam Hatip son sınıfta okuyan oğlu ile hiçbir şekilde iletişim kuramadığını, annesinin okul müdürü olduğu halde onun da aynı durumdan müştekî olduğunu, oğlunun tamamen sol fikirlerin etkisine girdiğini anlattı.


Bol bol imam hatip açıldı ama içini laikler, solcular doldurdu. Bütün okullarda fetöcü lerden boşalan alanı onlar doldurdu. Dindar muhafazakâr öğretmenlerin rehavetine karşı diğerleri son derece aktif.
Diğer taraftan ilahiyat fakültesi öğrencileri öyle şeyler anlatıyorlar ki çocuklarımızın geleceği için endişelenmemek mümkün değil.


"Hocam hadis dersinde meleklerin varlığını isbat, kelam hocasından not alabilmek için inkâr ediyoruz. Öğrenciler farklı inançlara sahip olarak yetişiyor." Bunlar yarın imam, müftü, vaiz, öğretmen olup çocuklarımıza İslâm dinini öğretecekler.


Peki hükümet ne yapıyor?


Ak Parti İktidarının 16. yılında Millî eğitim Bakanlığı'na laik, Kemalist bir bakan atadı... Yardımcısı ilkokul arkadaşım, tarih profesörü. M. Kemal idolüdür. Fotoğraflarında bile onun gibi poz verir.


Biz besmele ile başlayan, Muvahhid müslüman yetiştirecek bir eğitim sistemine geçiş hazırlığı beklerken....


Daha kaç nesil heykellere, büstlere, masklara saygı duruşu ile heba olacak.

 

PEKİ ÇÖZÜM...

 

 

Rasûlullah (sav) buyuruyor:
“...Allah yolunda savaşa çağırıldığınız zaman hemen katılın.” (Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 45, Cihâd 1, 27, 184; Müslim)