Şahsiyetli bir nesil için...

... Değerler Kulübü

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Makaleler Peygamber Efendimizin Sağlıkla İlgili Bazı Sözleri

Peygamber Efendimizin Sağlıkla İlgili Bazı Sözleri

e-Posta Yazdır

altBir Müslüman olarak Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz’in hayatını hayatımıza tarz edinmek mecburiyetindeyiz. Dünya ve ahiret mutluluğumuz bu mutabakatla mümkün olur.

Rasûl-i Kibriya (s.a.v.), Allah-u Teâlâ’nın (c.c.) takdir buyurmuş olduğu ömrü rahat, huzurlu ve hazlı yaşamak, ilâhi rızaya nâil olmak için, çeşitli vesilelerle “şunlara riâyet ediniz” buyurmuşlardır.

Bunlardan bir bölümünü şöyle sıralayabiliriz:

  • “Daima taze yemeklerden yiyiniz...” Buzdolaplarımız Peygamberimizin bu yöndeki uygulamasını ve tavsiyesini yerine getirmemiz noktasında hepimizi tembelliğe sürüklüyor. Haftalık ve aylık yemekler yiyoruz. Bedelini de sağlığımızla ödüyoruz.
  • “Çok sıcak ve çok soğuk yemeyiniz...” Bu tavsiyeye uyanlar, sünnet-i seniyyeye göre yaşamış oluyorlar. Böylece sağlık sorunu yaşamıyorlar.
  • “Çok çiğneyiniz, yavaş yiyiniz...” Bu tavsiyeye riayet edersem hayatın akışına yetişemem; aç gözlülüğümü tatmin edemem” diyenleri hastane kliniklerinin önlerinde sıra beklerken görüyor ya da oralarda görüşüyoruz.
  • “Yemeğe oturmadan evvel ve yemek yedikten sonra ellerinizi yıkayınız...” Aile terbiyesi alanlar ancak bunu başarabiliyorlar. Hassasiyeti olmayanlar tınmıyorlar bile.
  • “Yemekten dâima iştahlı olarak kalkınız, çok yemeyiniz...” Açgözlülük ne büyük bir musibettir, biliyor musunuz? Böylelerinin karınları doyar gözleri hiç doymaz. Gözün doyması için de kanaat ehli olmak gerek.
  • “Üzüm, hurma ve zeytin Allah’a şükretmek için size âfiyet ve kuvvet verir.” Kur’ân-ı Kerim’de bunlardan bahsediliyor olması dikkat çekici değil mi? Öyle ise, hem yiyelim ve hem de şükür ile gereğini eda edelim...
  • “Yorulduğunuz zaman tatlı yiyiniz...” Çünkü tatlı enerji takviyesinde bulunur.
  • “Kırık ve çatlak kâselerden yemek yemeyiniz, su da içmeyiniz...”
  • Yemeklerde daima neşeli olunuz. Aile efradıyla birlikte yiyiniz. Misafir bulundurunuz. Yalnız yemek yemeyiniz... Şeytanları yemeğinize ortak etmeyiniz... Besmelesiz başlamayınız... Hamd ve şükürsüz sofradan kalkmayınız...
  • “Haftada iki gün (pazartesi, perşembe); ayda üç gün (her arabi ayın 13. 14. 15. günlerinde) Oruç tutunuz; vücudunuz dinlensin...”
  • “Bal yiyiniz... bin derde devâdır.”
  • “Çörekotu yiyiniz; ölümden gayrısına şifadır.”
  • “Sofralarınızdan sirkeyi eksik etmeyiniz; o ne güzel katık ve bereket sebebidir.”

Böylece sağlığınız yerinde olsun...

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)