DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Örnek Nesil Sahabe-i Güzin Efendilerimiz (Radıyallahu anhüm)

Sahabe-i Güzin Efendilerimiz (Radıyallahu anhüm)

Yazdır


 

alt
Peygamberlerden sonra insanların en üstünü:
Hz. EBÛ BEKR-İ SIDDÎK
 
Adâletin timsâli ikinci büyük halîfe:
Hz. ÖMER
 
Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe:
Hz. OSMAN
 
Allahın arslanı ve Resûlullahın dâmâdı:
Hz. ALİ BİN EBÎ TÂLİB
 
Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri:
ABDURRAHMAN BİN AVF
 
Cennetle müjdelenen ümmetin emîni:
EBÛ UBEYDE BİN CERRÂH
 
Resûlullahın okçusu:
SA'D BİN EBÎ VAKKÂS
 
İlk Müslüman olanlardan:
TALHÂ BİN UBEYDULLAH
 
Cennetle müjdelenenlerden:
ZÜBEYR BİN AVVÂM
 
Peygamberimizin amcası:
ABBÂS BİN ABDÜLMUTTALİB
 
Tefsîr âlimlerinin şâhı:
ABDULLAH BİN ABBÂS
 
Hadîs-i şerîf yazması ile meşhûr sahâbî:
ABDULLAH BİN AMR BİN ÂS
 
Uhud şehitlerinden:
ABDULLAH BİN CAHŞ
 
Hz. Ebu Bekir'in oğlu:
ABDULLAH BİN EBÎ BEKR-İ SİDDÎK
 
Meleklerin yıkadığı sahâbînin oğlu:
ABDULLAH BİN HANZALA
 
Resûlullahın elçilerinden:
ABDULLAH BİN HUZÂFE
 
Kur'ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk sahâbî:
ABDULLAH BİN MES'ÛD
 
En çok hadîs bilen sahâbîlerden:
ABDULLAH BİN ÖMER
 
Resûlullahın şâiri:
ABDULLAH BİN REVÂHA
 
Tevratta Resûlullahın alâmetlerini görüp Müslüman olan sahâbî:
ABDULLAH BİN SELÂM
 
Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî:
ABDULLAH BİN SÜHEYL
 
Sâhib-ül ezân:
ABDULLAH BİN ZEYD
 
Medîne'de muhâcirlerden ilk doğan sahâbî:
ABDULLAH BİN ZÜBEYR
 
Âilece cömert olan sahâbî:
ADİ BİN HÂTİM TÂİ
 
Meleklerin defnettiği sahâbî:
ÂMİR BİN FÜHEYRE
 
Şehîd oğlu şehîd:
AMMÂR BİN YÂSER
 
Meşhûr Arab dâhîlerinden:
AMR BİN ÂS
 
Arıların koruduğu sahâbî:
ÂSIM BİN SÂBİT
 
Kıblenin değiştiğini haber veren sahâbî:
BERÂ BİN ÂZİB
 
Hz. Ebû Bekir'e ilk bîât eden sahabî:
BEŞİR BİN SA'D
 
Peygamber efendimizin müezzini:
BİLÂL-İ HABEŞİ
 
Resûlullahın sancaktarı:
BÜREYDE BİN HASİB
 
Sahâbenin en çok hadîs bildirenlerinden:
CÂBİR BİN ABDULLAH
 
Cennete uçarak giden sahâbî:
CA'FER-İ TAYYÂR
 
Cebrâil aleyhisselâmın, şekline girdiği sahâbî:
DIHYE-İ KELBÎ
 
Peygamber efendimizin fedâisi:
EBÛ DÜCÂNE
 
Mihmândâr-ı Resûlullah:
EBÛ EYYÛB-EL ENSÂRÎ
 
En çok hadîs-i şerîf rivâyet eden sahâbî:
EBÛ HÜREYRE
 
Resûlullahın süvârilerinden:
EBÛ KATÂDE
 
Tevbesi ile meşhûr sahâbî:
EBU LÜBÂBE
 
Kur'ân-ı kerîmi en iyi okuyan sahâbîlerden:
EBÛ MÛSEL-EŞ'ARÎ
 
Çok hadîs rivâyet eden yedi sahâbîden:
EBÛ SA'ÎD-İ HUDRÎ
 
Tek başına hicret eden sahâbî:
EBÛ SELEME
 
Resulullahın fedâisi:
EBÛ TALHÂ
 
Gıfarî kâbilsenin reisî:
EBÛ ZER GIFÂRÎ
 
Kâdılık yapan sahâbîlerden:
EBÜDDERDÂ
 
Resûlullahın hizmetçisi:
ENES BİN MÂLİK
 
Evi ilk vakıf olan sahâbî:
ERKAM BİN EBİ'L ERKAM
 
Câhiliye devrinde de tek bir Allaha inanan sahâbî:
ES'AD BİN ZÜRÂRE
 
Yemenli sahâbîlerden:
FEYRÛZ BİN DEYLEMÎ
 
İlk Müslüman sahâbîlerden:
HABBÂB BİN ERET
 
İlk Müslüman olan sahâbîlerden:
HÂLİD BİN SA'ÎD BİN ÂS
 
Meleklerin yıkadığı sahâbî:
HANZALA BİN EBÛ ÂMİR
 
Darağacında ilk namaz kılan sahâbî:
HUBEYB BİN ADİY
 
Sevgili Peygamberimizin sırdaşı:
HUZEYFE BİN YEMÂN
 
Şehîdlerin efendisi:
Hz. HAMZA
 
Peygamber efendimizin şâirlerinden:
KÂ'B BİN MÂLİK
 
Resûlullahın süvârilerinden:
MİKDÂD BİN ESVED
 
Resûlullah efendimizin fedâîlerinden:
MUHAMMED BİN MESLEME
 
İslâmda ilk öğretmen:
MUS'AB BİN UMEYR
 
Helâl ve harâmı iyi bilen sahâbî:
MU'ÂZ BİN CEBEL
 
Hâşimoğullarının en yaşlısı:
NEVFEL BİN HÂRİS
 
Eshâb-ı kirâmın meşhûr kumandanlarından:
NU'MÂN BİN MUKARRİN
 
Medîne'de ilk vefât eden muhâcir sahâbî:
OSMAN BİN MAZ'ÛN
 
Kâbe'nin hizmetinde olan sahâbî:
OSMAN BİN TALHÂ
 
Peygamber efendimizin hatîblerinden:
SÂBİT BİN KAYS
 
Ensârın en hayırlılarından:
SA'D BİN MU'ÂZ
 
Şehîd olurken nasîhat eden sahâbî:
SA'D BİN REBİ
 
Hz. Ömer'e benzeyen vâli:
SAİD BİN ÂMİR
 
Kur'ân-ı kerîmi en iyi okuyanlardan:
SÂLİM MEVLÂ EBÛ HUZEYFE
 
Eshâb-ı kirâmın okçularından:
SEHL BİN HANİF
 
Medîne'de en son vefât eden sahâbî:
SEHL BİN SA'D
 
Piyâdelerin en hayırlısı:
SELEME BİN EKVÂ
 
Kardeşlerinin işkence ettiği sahâbî:
SELEME BİN HİŞÂM
 
Ehl-i beytten sayılan İranlı sahâbî:
SELMÂN-I FÂRİSİ
 
Resûlullahın hizmetçisi:
SEVBÂN
 
ALLAH yolunda malını mülkünü terkeden sahâbî:
SÜHEYB-İ RUMİ
 
Yemâme kabîlesi reisi:
SÜMÂME BİN ÜSÂL
 
Işık Saçan Sahâbî:
TUFEYL BİN AMR
 
Akabe bî'atlerinde kavminin temsilcisi olan sahâbî:
UBÂDE BİN SÂMİT
 
Eshâb-ı suffadan:
UKBE BİN ÂMİR
 
Kırâati ile meşhûr sahâbî:
ÜBEYY BİN KÂ'B
 
Resûlullahın çok sevdiği sahâbîlerden:
ÜSÂME BİN ZEYD
 
Eshâb-ı kirâmın sancaktarlarından:
ÜSEYD BİN HUDAYR
 
Kardeşleri tarafından işkence gören sahâbî:
VELÎD BİN VELÎD
* * *
Allah Onların şefaatlerini bizlere nail eylesin İnşaallah.
AMİN...
 
***
ONLAR KIRK KİŞİ İDİLER KIRK KORKUSUZ YÜREK

Onlar ..Onlar ki iki ateş arasında gidip gelenler ..nam salan o ateşten korkuları değildi elbette..

O ateşin narına nur ile karşılık vermeleriydi..vazgeçmediler..kavillerinden dönmeye yeltenmediler..

Şu devirde daha ana kucağı saydıkları ondört yaşta o dönemde hakikatin yerine yatağa yatıp canlarından geçenlerdi onlar..

Yürürken toprağı titreten kervanların en güzel kumaşları kokuları onlar için yapılırken ellerinin tersiyle hepsinden vazgeçenlerdi onlar..

Safa tepesi eteklerinde bir ev var bundan 1400 sene önce onun büyükçe bir odasında toplanan bir avuç Müslüman dünyaya meydan okumuştu..

Baskı ve zulmün dorukta olduğu bir zamanda İki Cihan Serverinin (s.a.v) ‘in müjde dolu sözlerini dinleyenler Erkam r.a evine girdikleri gibi çıkmıyorlardı...

Resulullahın müjde dolu sözlerine vurulan bu şerefli insanlar öyle bir iman ile Erkamın (ra) mesut hanesinden çıkıyorlardı ki küfrün ve inançsızlığın karanlığından kaçarak bütün eziyetleri işkence ve ıztırabı göze alarak insanlara tebliğe başlıyorlardı...

ONLAR KIRK KİŞİ İDİLER KIRK KORKUSUZ YÜREK

Cahiliyye devrinde kuruyan gönüllere katılaşan kalblere körleşen zihinlere hayat veren Resulullaha (sav) iman edenler dünyaya öyle bir medeniyet taşımışlardı ki tarih bunun benzerine şahit olmadı ve olmayacaktır...

şimdi hayretle bakıyoruz değil mi 40 kişinin milyonlara varan bir medeniyete imza atabileceklerine..

Hedefe kilitlenen zihinlere Muhammedi sevda ile dolu kalplere tereddütsüz ve korkusuz yüreklere imreniyoruz...

O devirdeki bu koca yüreklerin yaşadıkları ile modern zamanın arsındaki farkı anlayabiliyor muyuz peki..

İslam güneşine Safa tepesindeki Erkamın r.a evi beşiklik ederken ya bizlerin halleri ve günümüzün ilhamdan ve nurdan uzak evlerini düşünüyor muyuz hiç..

Karşılaştırma yapmaya bile çoğumuzun cesareti yok belkide çünkü belli ki biz Erkamın evindekiler gibi sevdalanmamışız...

Onlar derecesinde iman etmemişiz. ..

Onlar gibi inanmamışız. ...

Ve onlar gibi hayatı hakir görmemişiz...

Bunun aksine hayata vurgun olanlardanız..vazgeçilmezlerimiz var..başucumuzdaki en vazgeçilmezimiz yüzümüz yaşlanmasın diye nemlendirici kremlerimiz mesela..

Dünyalık namına zerre kadar kaybettiğinde ödü kopanlardanız. ..

Ahireti bile bile dünyanın peşinden koşanlarız...

Biz aslında “Eyvah Aldandık şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik” düsturunca kendini aldatanlardanız..

Hangimizin evinde o saadet evlerinden bir hava esiyor..

Hangimizin evi Hazreti Muhammed (s.a.v) sofralarından bir sofra..

Hangimizin evinde raflardaki kitaplar tozlanmamış ve televizyon denen illet yok...

Hangimizin evi birer medresei Yusufiye tarzında ilim ve irfan yuvası haline gelmiş..

Erkamın nurlu evinde ölüm pahasına da olsa inancından vazgeçmeyip gerektiğinde inancı uğruna en yakınından ayrılma cesaretini gösteren insanlar yetişmişken ve koca bir dünyaya medeniyet taşımışken ya bizim evde yetiştirdiklerimiz...

Musab (r.a) gibi delikanlıları yetiştirebiliyor muyuz?..

Henüz çocuk yaşta ordunun başına geçmiş Üsameler(r.a) var mı evimizde..

Evlerimizde kaç akşam çoluk çocuk bir arada Allah’ı anıyoruz..

Oysaki bir insanın yetişmesinde ve hatta bir toplumun şekillenmesinde en önemli faktör insanın yuvasıdır evidir...

Erkamın evine benzemeyen evlerden Musablar çıkmaz...

Bedel ödemeden yüreğini tutuşturmadı kendini yakmadan gelinebilecek mertebelerin elbette seviyesi belli..bu yollarda yürüyenlerin bedelleri makamlar belli..

Bütün korların ve hatta küllenmiş halleri dahi küller içinde gül gül olan makamları

Buna teslimiyet makamı demişler usanmadan yorulmadan koşmuşlar o yokuşlarda...

Onlar kİ ERKAMIN evinden çıktıklarında 40 kişiydiler..

Çayı soluyup yudumlayıp çıkmadılar MUTMAİN olmuş on yürekle çıktılar.

Hani ne diyordu EL BAKARA suresinde Bismillahirrahmanirrahim. Teslim oldum teslim olduk ya Rab sana..

Evlerimizin Erkamın evine bezemesi için nefes tüketenlere SELAM olsun..

Alıntı

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın.” (Bakara, 190)