DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Örnek Nesil Osman Zinnureyn -Radıyallahu Anh-

Osman Zinnureyn -Radıyallahu Anh-

Yazdır
Osman bin Affan -radıyallahu anh- bir edeb ve haya abıdesi Malını Allah yoluna harcamakta güneş gibi cömert Allah Rasülunun iki kerîmesiyle Rukiyye ve Ümmü Gülsüm (r anhuma) ile nikahlanarak, Zinnüreyn iki nur sahibi lakabına mazhar... Dünyada iken cennetle müjdelenen bir sahabi Allah Rasülunun üçüncü halifesi

577 miladı yılında Mekke'de doğdu Hz Ebu Bekir(ra) ile dost oldu Onun vasıtasıyla İslam'a girdi Müslüman oluşunu kendisi şöyle anlatıyor.

"Birgun teyzem evde birinden bahsediyor ve onu çok ovuyordu Kimdir o dedim Teyzem bana gulerek "O, yüzü güzel, konuşması tatlı bir kimsedir Allah onu bize elçi olarak gonderdı insanlara Allah'ın emirlerini bildiriyor Hak dine çağırıyor Onun dinine giren kurtulur Ona yakın olan felah bulur Ona tabî ol, putlara tapma!.. "dedi

Bu sözler bana tatlı geldi Dostum Ebü Bekir'e gittim Teyzemin söylediklerini anlattım O da bana: "Ey Osman' Sen akıllı bir kimsesin. Görmeyen, işitmeyen, hiç bir şeye fayda ve zarar veremeyen taşlar ılahlığa nasıl layık olur?'' dedi. Ben de: "Doğru söylüyorsun." dedim. Öyleyse haydi Rasülullah'a gidelim dedi. Beraberce huzuruna vardık Rasülullah (s.a) bana doğru yaklaştı ve "Ey Osman! Seni Allah'a ve Cennet'e çağırıyorum. Ben Allah Teala'nın sana ve bütün insanlara gönderdiği Peygamberiyim." buyurdu.

Onun inci danesi bu sözleri, kalbimde iman nurunu parlattı. Gönlümde ona karşı sevgi ve saygı uyandı. Hemen kelime-i şehadeti getirdim İslamla şereflendim.

Hz Osman (r.a) müslüman olunca amcası Hakem bin Ebı'1-As ona çok işkence yaptı. Ellerini, ayaklarını iple bağladı ve: "Babalarının dininden dönüp de sonradan çıkan bir dine mi giriyorsun? Allah'a yemin ederim ki, girdiğin o dinden dönünceye kadar iplerini çözmiyeceğim." dedi. Hz Osman (r.a)'ı yeni dinden vazgeçirmeğe çalıştı. Ama ne mümkündü iman nuru kalbi ışıtınca, eza ve cefalar, çekilen zahmetler hepsi rahmete dönerdi. Hz Osman (r.a) o rahmeti tatmışdı bir kere Amcasına şöyle haykırdı. "Ben de yemin ederim ki, bu dinden asla dönmeyeceğim " Amcası bu net tavır karşısında, baskının, zulmün fayda vermeyeceğini anladı ve serbest bıraktı.

İnsan, inandığı davada ne kadar ısrarlı ve ne kadar tavrı net ise o ölçüde başarılı olur. Saadet çağı yiğitleri İslam'ı yaşama konusunda asla taviz vermedi. Gerektiğinde malını, mülkü bırakarak hicret etti. Hz Osman (r.a) da önce Habeşistan'a sonra Medine'ye hicret etti. Sevgili Peygamberimiz onun hakkında "Bu ümmet içerisinde ailesiyle ilk hicret eden Osman bin Affan'dır." buyurdu.

Hz Osman (r.a) Bedir hariç bütün savaşlara katıldı. Bedir'de ailesinin rahatsızlığı sebebiyle izin verilmedi. Rukiyye (ranha) zafer haberini aldığı gün vefat etti. Sevgili Peygamberimiz Hz Osman (r.a )'a kermesi Ümmü Gülsüm'ü nikahladı. Onun vefatından sonra da "Ey Osman bir kızım daha olsaydı onu da sana verirdim." buyurarak onu teselli etti, üzüntüsüne ortak oldu.

Evet o edeb ve haya örneği idi. Edebine hayasına melekler gıta ederdi Onun bu yüce ahlakını Hz. Aişe (ranha) annemiz şöyle anlatıyor

"Rasulullah (s.a) ile beraber oturuyorduk Babam Hz Ebü Bekir ile Hz Ömer (r.a) izin alarak içeri girdiler. Az sonra Hz. Osman (r.a) geldi, izin istedi. Rasulullah (s.a) hemen toparlandı, oturuşunu değiştirdi 'Sen geri çekil Ya Aişe dedi izin verildi. İçeri girdi. Bir müddet sohbetten sonra beraberce kalktılar Onlar gidince Rasulullah (s.a)' e Hz Osman (r.a)'a karşı böyle davranmasının hikmetini sordum. Cevaben "Meleklerin haya ettiği kimseden ben nasıl haya etmem"buyurdu.

O, edeb ve hayada olduğu gibi cömertlikte de abide bir şahsiyetti Malını, hep Allah ve Rasülu yolunda harcadı. Birgün Rasülullah'ın evinde yiyecek bulunmadığını öğrendi Derhal bir koyun, bir miktar bal ve bir çuval un alarak Hz Aişe annemize götürdü. Bütün ailelerine aynı erzakın gittiğini söyledi. İki Cihan Güneşi Efendimiz eve gelince, durumu öğrendi ve: "Ya Rabbi! Osman'ın geçmiş gelecek, gizli aşikar bütün günahlarını affet." diye dua etti.

Bir defasında çarşıda Hz Ali (r.a) in zırhının satıldığını gördü. Derhal zırhı satın aldı ve dörtyüz dirhem para île birlikte zırhı Hz Ali (r.a) a gönderdi Bir de şunu yazdı. "Bu zırh senden başkasına layık değildir. Bu dörtyüz dirhemi de düğün masrafların için harca Bizi ma'zur gör... "

Bir defasında da Medine'de kıtlık vardı. O sırada Osman (ra)'ın Şam'dan buğday yüklü kervanı geldi. Ashab-ı kiram satın almak istedi. Hz Osman da "Sizden daha iyi alıcım var. Sizden fazla veriyor." dedi. Buna üzülen ashab Ebü Bekir (r a) e geldi. Kıtlık zamanı böyle yapılır mı? diyerek üzüntülerini belirtti Onun sözünün yanlış anlaşıldığına kanaat getiren Ebü Bekir (r a) haydin beraber Osman'a gidelim dedi. Vardılar, durumu anlattılar. Bunun uzerine Hz Osman (r a) "Evet ey Rasülullah'ın halifesi onlar bire yedi verdi Biz bire yediyüz verene verdik... "dedi. Yüz deve yükü buğdayı Medine'de dağıttı.

İşte kardeşlik anlayışı... Cömertlik anlayışı ve İslam potasında eriyerek kıvama eren İslam insanın halı...

Oniki sene halifelik yapan Hz Osman (r a) edeb, haya ve cömertlikte abide insan olduğu gibi hilm ve tevazüda da zirve idi. Kölesi Nail île birlikte deveye binerdi. Gece kalkar suyunu kendisi hazırlar abdestini alırdı. Hizmetçinize emretseniz de suyu o getirse denildiğinde "Hayır, gece onların istirahat zamanıdır "derdi.

O, gece kaim, gündüz saimdi Fakır fukaraya bol bol yemek yedirirdi. Kabirleri çok ziyaret ederdi. Hatta kabristanda oturur ağlardı. Son derece halim selimdi Onun devrinde bir çok fetihler yapıldı Horasan, Hindistan, Kafkasya, Kıbrıs ve Kuzey Afrika'nın bir çok yerleri alındı Kur'an-ı Kerim'i altı nüsha çoğalttı. Bu yüzden için ona "Naşirü'l-Kur'an" dendi.

İlk altı senesi refah içerisinde geçen halifeliğinin son altı senesi asîlerin gürültüleriyle geçti. Abdullah ibni Sebe münafığının fitneleri sonucu âsîler tarafından evinde Kur'an-ı Kerim okurken şehid edildi (H 35) O şehadet şerbetini içerken dahi ümmeti düşünüyor ve şöyle dua ediyordu:"Ya Rabbi Ümmet-i Muhammed arasındaki tefrikayı kaldır. Kendilerini birleştir." Biz de bu duaya amin der, Cenab-ı Hak'tan şefaatini niyaz ederiz. Amin.

Altınoluk 1994 - Ekim, Sayı: 104, Sayfa: 026

 

 

Rasûlullah (sav) buyuruyor:
“...Allah yolunda savaşa çağırıldığınız zaman hemen katılın.” (Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 45, Cihâd 1, 27, 184; Müslim)