DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Nükte ve Fıkralar Nedendir Bilinmez :)

Nedendir Bilinmez :)

Yazdır

•Neden bozulan otobüsün yolcuları bizim otobüsümüze aktarıldığında onlara “İşgal kuvvetleri askerleri” imişler gibi bakarız?

•Neden lokantalarda, “Sabahları sıcak çorba bulunur” yazar? Çorba aslında soğuk mu içilir ki, sıcak çorba bir farklılık yaratıyor olsun?

•Neden trafikte insanlar bir siren sesi duyunca toplu biçimde sesin geldiği yere bakarlar? Giden bir aracın ambulans, itfaiye ya da polis aracı olduğunu öğrenmek, o insanlara ne kazandırır?

•Neden her gördüğümüz haritada hemen Türkiye’yi bulmaya çalışırız? Ulus olarak dünyada var olduğumuzu gözlerimizle görmek de mi istiyoruz?

•Neden insanlar birbirlerine sarıldıklarında sağa-sola sallanırlar?

•Neden öğrenciler ilköğretim okulunun beşinci sınıfına değin öğretmene “Ögretmenim” derler de, altıncı sınıfta öğretmenlerine bir anda “Hocam” demeye başlarlar?

•Neden sınavlarda “4 yanlış bir doğruyu götürür” biçiminde bir uygulama ile öğrenciler cezalandırılırlar da, “4 doğru bil, bir doğru da bizden” biçiminde bir kampanya başlatılıp zekâya ve tehlikeyi göze alma cesaretine ödül verilmez?

•Neden insanlar kapalı bir alandan, yağmura çıktıklarında başlarını öne eğerler? Yağmura saygı mı duyuyorlar, yoksa ondan saklanmaya mı çalışıyorlar?

•Neden dükkanını kapatıp giden esnaf, kapıya “10 dakika sonra döneceğim” yazılı bir levha asar da, üstüne ne zaman gittiğini yazmaz?

•Televizyona çıkan tüm kişiler neden o an kendilerini Türkiye’deki tüm kişilerin izlediğini sanırlar? Örneğin, bir ilçe televizyonunda bile şu tümceyi duyabiliyoruz:

“Şu anda 70 milyon kişi bizi izliyor...”

•Neden kimi genç kızlarımız şirin bir hayvancağız gördüklerinde; “İnanmıyorum” derler? Tüm varlığıyla karşılarında duran, gözleriyle görüp, elleriyle tutabildikleri bir hayvancağızda “inanılmaz” olan nedir?

•“Cumartesi” ve “Pazartesi” neden “Cuma” ve “Pazar”ın arkasından gelirler? Onların kişilikleri yok mudur?

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)