DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Videolar Batı Medeniyeti Batı medeniyyet tasavvurunun hülasası!...

Batı medeniyyet tasavvurunun hülasası!...

Batı medeniyyet tasavvurunun hülasası: "Güçsüz medeniyetler ya yok edilirler ya da köle olurlar." ilkesidir.

Tarih, batının bu ilkel medeniyyet tasavvuru sebebiyle yaşanan sayısız kan ve gözyaşından ibaret zulüm misalleri ile doludur. Aydınlanma çağına kadar birbirini yiyen batı, aydınlandıktan ve modern olduktan sonra, coğrafi keşif adı altında başlattıkları sömürge siyasetleri ile daha önce varlıklarından bile haberleri olmadıkları kıtalarda yaşayan bütün medeniyyet unsurlarını da aydınlatmaya başladılar. Netice malum: Sömürgeleştirdikleri bütün medeniyyet unsurlarını yok ettiler; geriye kalanları da köleleştirdiler.

Dil, tarih ve din şuurları ellerinden alınan bu köle unsurlar kendi vatanlarında yerli sıfatı ile anılan biçareler oldular.

1900' lü yıllarda bu zalimlerin bütünüyle sirayet adip sömürgeleştiremedikleri tek yer, Osmanlı Devleti hükümranlığında ki İslam çoğrafyası idi. 1. Cihan harbinin asıl maksadı, medeniyyetin son adası olan Osmanlı devletinin varlığına son vermek ve Osmanlın bakir mirasından pay almak idi. Bu maksadla ortacağda yaptıkları gibi yine birbirleri yediler. Osmanlı devleti bu hengamenin ortasında kaldı ve varlığı harp sonrası sona erdi. Osmanlı devleti bakiyesinden sınırları cetvel ile çizilmiş olan aralarında pay ettikleri pekçok  sömürge devletçik vucuda getirildi.

***

Kendini medeni zanneden batı, çevirdiği   Hollywood filmleri ile bir nevi şuuraltlarında varolan kabususlarını dile getiriyorlar. Dünyada kendilerini alt edebilecek gücün bulunmadığını, ancak uzaylıların rakipleri olabileceği fikrini şuurumuza ve şuuraltımıza kazımaya çalışıyorlar. Belki de yaşlı dünyamıza uzaylı saldırıları aldatmacası ile bir zulüm daha yapmayı planlıyorlar.

Yanlız hesap edemedikleri mühim bir faktör var. Bütün ince hesapları bozan Allah'ı (c.c) unutuyorlar. Bedir'de, Huneyn'de, Mute'de, Malazgirt'te, Kosava'da, Çanakkale'de, Sakarya'da ve en son 15 TEMMUZ 2016 darbe tebşebbüsünde Allah'ın (c.c) varlığını iliklerine kadar hissettiler.

Zulüm üzerinden dünyayı idare etmek isteyen bu hastalıklı ruhlar ve işbirlikçileri, zulümlerinin ebedi, güçlerinin mutlak olduğunu zannedenler, er veya geç en zayıf noktaları olan yüreklerindeki kin ve nefrete yenilecekler.

 

 

Yorumlar 

 
0 #5 Made In America 30-04-2014 20:46
Evet, çok net ve açık: Mısır’da 528 değil, 683 değil, 37 değil, bir tek idam olsa, bir tek müebbed olsa, bunların tamamı ABD hesabına yazılacaktır. Sisi’nin taşeron bir cani olduğu, Amerika’nın himayesi altında darbe yaptığı ve yüzlerce insanın idamına imza atabilme cüretini ancak ve ancak ABD’den en azından göz yumma işareti alarak gösterdiği noktasında en küçük bir şüphe duymamak gerekiyor. Türkiye dışındaki dünyadan henüz insanca bir ses yükselmiş değil. Evet, çok doğru, Batı dünyasının yüreği, karaya vurmuş balinalar için harekete geçerdi, ama Mısır’da 10 dakika içinde verilen ve her on saniyeye bir ölüm kararının düştüğü idamlar karşısında bir yürek sesi çıkmadı henüz. Utanç verici bir suskunluk gözleniyor Batı dünyasında.

Neden Batı dünyasının yüreğini sorguluyorum, çünkü İslam dünyasında olan bitenlerle çok ilgiliydiler, çünkü İslam coğrafyasına demokrasi gelmesi gibi bir gündemleri vardı, çünkü İslam coğrafyasında, despotik yönetimlerin gitmesini ve hukukun üstünülğünün hayata geçmesini istiyorlardı. Baksanıza Alman Cumhurbaşkanı gelmiş Türkiye’de hukukla niye problemlisiniz? diye soruyor. Ne olmuş? Twitter kapatılmış! Alman Cumhurbaşkanı şu sıralar Mısır’a gidip Ne yapıyorsunuz siz? Elleriniz neden bu kadar kanlı? diye sorsa ya. Obama Kahire’ye gelip, Ne oluyor burda? Böcek mi eziyorsunuz? diye sesini yükseltse ya.

İslam dünyasında halk iradesinin yükselme yönü boğazlarına durdu, onu Mısır’da Sisi gibi bir katilin eliyle İhvan’a jenosid uygulamakla, Suriye’de Esed’in varil bombaları ile bir ülkenin insan ve medeniyet birikiminin yokedilmesiyle çıkarıyorlar. Yoksa Mısır’la, Suriye ile hiç ilgileri yok mu? Ben hiç ilgileri olmayan bir dünya ile ilgilenmelirini istiyorum Batılı ülkelerden? Saddam Kuveyt’e işgal birlikleri gönderdiğinde Amerika bunu savaş sebebi saymadı mı? Şu anda Amerika Irak’tan savaş tazminatı olarak günde 4 milyon varil ve varili, o da üretim sarafı olarak sadece 10 dolara petrol almakta değil mi? Suudi Arabistan hele, bölgede Amerikan çıkarlarını engellemeye kalksın, kaç darbe ile karşılaşır ve kaç idam gelir peşinden tahmin etmek zor mu? Ne oldu da Amerika, adeta aklını yemişçesine darbenin demokrasiyi kurtarma hareketi olduğu na hükmetti ve böyle yüzlerce idamı görmez oldu? Çünkü İhvan, Amerikan formatına göre bir Mısır – Suriye – Filistin vadetmedi?

Zordur İslam dünyasının İslam dünyası olması? Zordur Türkiye’nin Türkiye olması. Zordur bu coğrafyanın 100 yıllık prangadan kurtulması. Hegemonik küresel güçler bütün kurguyu kendi çıkarlarına göre tanzim ederler. Kan gerekiyorsa kan dökerler. Çifte standartsa çifte standarttır. Çıkarlarına uygunsa, mesela düşmanlarını kuşatma ya da adamlarını koruma amacına denk düşüyorsa, insan hakları söylemini dillendirirler, birilerini yoketmek gerekiyorsa, onu idama götürecek gerekçe üretirler.
(Ahmet Taşgetiren)
 
 
+2 #4 Batının Hırsızlıkları 07-08-2011 13:17
‘Sınır tanımayan' hırsızlar Türkiye'yi talan ediyor. Van Kedisi, Kangal Köpeği, Sivas'ın doktor balıkları, İznik çinileri, hatta türbedeki tabutlar bile tek tek yurt dışına kaçırılıyor.

300 yıl önce Hollandalı hırsızlar tarafından İstanbul'dan kaçırılan lale ile başlayan soygun, 1800-1900 yılları arasında adeta talana döndü. Türkiye topraklarından tarihî eserleri kaçırmak için İzmir ve Antalya kıyılarına liman bile inşa eden Almanlar ünlü Zeus sunağını taşımak için onlarca gemi kullanmış. Aynı yıllar Toros aslanıyla başlayan hırsızlık Ege bölgesinden İngilizlerin deve hırsızlığına kadar varmış. Batılı hırsızların Türkiye topraklarındaki talanı hiç durmadı, Cumhuriyet sonrası da kültür varlıklarımıza yönelik soygunların hedefi camiler ve kiliseler oldu. Anadolu bozkırlarında bulunan ata yadigarı binlerce cami, han, kervansarayın kapıları, değerli İznik ve Selçuk çinileri yakın tarihe kadar çalındı. Binlerce yıllık hüyükler tarihî eser kaçakçıları tarafından talan edilirken aralarında Karun Hazineleri olarak tarihî ve maddî değeri çok büyük eserler bile Batılı müzelere kaçırıldı.

PARGEMON MÜZESİNİ ANADOLU DOLDURDU

Almanya'nın en çok ziyaret edilen Pargemon Müzesi'ni bütün heybetiyle dolduran Zeus Sunağı, gemilerle Bergama'dan bu ülkeye taşındı. Alman mimarlar bu soygun için İzmir yakınlarına özel bir iskele, bu iskeleye uzanan bir de demiryolu yaptı. Tarihî ören yerlerindeki talanda Alman, İngiliz ve İtalyanlar başı çekerken, talandan arta kalan küçük sikke, vazo ve heykelcikleri toplamak Amerikan müzelerine kaldı. Mimar Mühendis Yaşar Yılmaz kendi imkanlarıyla iki yıllık dünya turunda yaptığı araştırmada Batılı müzelerde tam 70 bin eseri kayda geçirdi.
 
 
+3 #3 Mehmet Akif Ersoy 06-08-2011 12:35
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusum korkma, nasıl böyle bir imanı boğar,
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar"
 
 
+3 #2 Mart Twain 06-08-2011 12:30
"Medeniyet lüzumsuz ihtiyaçların sonsuz sayıda artmasıdır."
 
 
+3 #1 Batılılar; gelir alır ve giderler. 06-08-2011 12:27
Avrupalılar geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda İncil bizim elimizdeydi. Topraklarımız ise beyazların olmuştu.
Kenya Kurucu Cumhurbaşkanı Kenu Kenyattu
 

Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;  "Her dua ile Allah Azze ve Celle arasında peygambere salâvat-ı şerife okunana kadar bir perde vardır. Bu yapılınca bu perde yırtılır ve dua huzura girer. Bu yapılmaz ise dua geri döner."