DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Kıssadan Hisseler Kalpleri Kalaylamak...

Kalpleri Kalaylamak...

Yazdır
Şaban-ı Velî Hazretleri Kastamonu'ya varınca bir dergâh açmış, halktan birisi gelip
 
-Sen ne iş görürsün, demiş?
 
Pir Şaban-ı Velî Hazretleri:
 
-Kalp kalaylarım, diye buyurmuş.
 
Vatandaş, onu kap kalaylarım diye anlamış ve evine gidip bir çuval bakır kap getirerek:
 
-Şunları kalaylayıver, demiş.
 
Pir Şaban-ı Velî Hazretleri:
 
-Biz kalp dedik, ama sen kap anlamışsın. Neyse zahmet etmişsin, getirmişsin. O işi de görüverelim. Yarın gel, al demiş.
Ertesi günü çuvalın ağzı bile açılmadığı halde çuvalın içindeki kapların pırıl pırıl olduğu görülmüş.

Onlar öyle veliler ki sadece onları sevip onları düşünmek bile gönle sürur verir. Yüzlerine bakmak yaralarından kan sızan birine merhem gibidir. Rabbim Hak dostlarıyla hemdem etsin bizleri.

Balçık nasıl temizlenir durağan iken

Seyret çöken çamurları deryaya akarken

Ey gönül; ef'âlini, ahvâlini düzeltmek istersen

Durma ehl-i hâl ile hemhâl ol sen…

 

Son Güncelleme: Salı, 15 Mayıs 2018 09:52  

Yorumlar 

 
+2 #1 YAĞMUR 15-05-2018 08:40
Bu hikaye Kastamonu'lu Pir Şeyh Şabani VELİ Hz.lerinindir.


* İkazınız için Teşekkür ederiz. Düzeltmeyi yaptık.
 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)