DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Esma-i Hüsna Esmâ-i Hüsnâ

Esmâ-i Hüsnâ

Yazdır

alt

Esmâ-i Hüsnâ

Hiç tanımadığınız bir insanı sevebilir misiniz? Hiçbir özelliğini bilmediğiniz birisini övebilir, methedebilir ve tanımadan bir insanla dostluk kurabilir misiniz?

Peki, kâinatı yaratıp, yeri, göğü emrinize amade eden O, “tek dost”u ne kadar tanıyorsunuz?
Birlikte bir yolculuğa çıkıyoruz dostlarım! “Biliş”ten “buluş”a yolculuğumuz!
Bize, “Bizden daha yakın” olanla tanışacağız!
“Sinelerimizin özünü bilen”le buluşacağız!
 
İki Cihan Serveri Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem:
“Dost, yanına vardığında, sana Allah’ı hatırlatandır” buyuruyor. (Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, III, 467.)
Birbirimizle böyle bir “dost” olacak,
O, “gerçek” ve “tek dost”a yürüyeceğiz birlikte!
 
Haydi, uzatın ellerinizi ve yüreğinizi bana!
“Bilmekten” “bulmaya” bir yolculuk bu!
Bulup da “sevmeye” bir yolculuk bu!
Ve “sevgiyi ispata” bir yolculuk bu!
 
Esmâ-i Hüsnâ, Allah'ın güzel isimleri demektir.
Bir âyet-i kerîmede:
 
"En güzel isimler O'nundur (Allah'ındır)" (Haşr: 24) buyurulmaktadır.
 
Diğer bir âyette de; en güzel isimlerin Allah'a ait olduğu belirtildikten sonra, bu isimlerle dua edilmesi tavsiye olunmaktadır (A'râf: 180).
 
Allah'ın isimleri tevkifîdir. Yâni, Allah hakkında ancak âyet ve hadîslerde zikri geçen ve söylenmesine izin verilmiş olan isimler kullanılabilir. Rastgele isim izafe edilemez.
 
ÂYET-İ KERÎME’LER:
 
A’râf sûresi (7), 180:
“Oysa en güzel isimler Allah’ındır. Bundan dolayı Allah’a onlarla dua edin. Onun isimlerinde sapıklık eden mülhidleri (inkârcıları) terk edin. Onlar yakında yaptıklarının cezasını çekecekler.”
Tâ-Hâ sûresi (20), 8:
“Allah O’dur ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. En güzel isimler O’nundur.”
 İsrâ sûresi (17), 110:
“(Sen onlara) de ki: İster “Allah” deyin, ister “Rahmân” deyin, nasıl çağırırsanız çağırın. En güzel isimler O’nundur. Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizli okuma, orta yolu seç.”
Haşr sûresi (59), 24:
“O, yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nun şânını yüceltmektedirler. O, gâlib olan, her şeyi hikmeti uyarınca yapandır.”
Hadîs-i Şerîf:
Deylemî’nin İbn-i Abbas’dan merfu olarak rivâyetinde Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem “Cebrâîl bana geldi ve dedi ki Allah Teâlâ’nın: “Yâ Muhammed! Sen olmasan Cennet’i yaratmazdım, sen olmasan Cehennem’i yaratmazdım, sen olmasan dünyayı yaratmazdım!” buyurdu. (Usûl-i Hadîs ve Mevzûât-ı Aliyyü’l-Kârî Tercemesi, Ahmed Serdaroğlu, shf. 99.) Yine, İki Cihan Serveri, Peygamberlerin Seyyidi, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki:
“Muhakkak ki Allah’ın yüzden bir eksik olarak doksan dokuz ismi vardır. Her kim onları ihsâ eder (manasını anlayarak ezberleyip sayar da gereğince amel eder) ise Cennete girer.” (Buhârî, Şurût, 18, Deavât, 68, Tevhîd, 12; Müslim, Zikr, 5-6; Tirmizî, Deavât, 87. Hadis no: 3502.)
 
Hadîslerde zikri geçen 99 isim şunlardır:
 
Allah,
er-Rahmân, er-Rahîm,
el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm,
el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbâr,
el-Mütekebbir, el-Hâlık, el-Bâri', el-Musavvir, el-Gaffâr,
el-Kahhâr, el-Vehhâb, er-Rezzâk, el-Fettâh, el-Alîm, el-Kâbıd,
el-Bâsıt, el-Hâfıd, er-Râfi, el-Muiz, el-Müzill, es-Semi', el-Basîr,
el-Hakem, el-Adl, el-Lâtîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr,
eş-Şekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl,
el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vâsi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd,
el-Bâis, eş-Şehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy,
el-Hamîd, el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît, el-Hayy,
el-Kayyûm, el-Vâcid, el-Mâcid, el-Vâhid, es-Samed, el-Kâdir, el-Muktedir,
el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtın, el-Vâli,
el-Müteâlî, el-Berr, et-Tevvâb, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf,
Mâlikü'l-Mülk, Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muksit, el-Câmi',
el-Ganiyy, el-Muğni, el-Mâni', ed-Dârr, en-Nâfi',
en-Nûr, el-Hâdi, el-Bedî', el-Bâkî,
el-Vâris, er-Reşîd,
es-Sabûr.

 

 

www.esmaulhusna.net sitesinden istifade edilmiştir.

 

"Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılmak için kalkar ve ayakları veya topukları şişene kadar namaz kılardı. Kendisine; geçmiş ve gelecek her şeyi af edildiği söylenirdi de "Şükreden bir kul olmayayım mı?" buyururdu.