DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Edebiyat, Şiir SüKûTuM iHTiŞaMıMDıR

SüKûTuM iHTiŞaMıMDıR

Yazdır

Bir okyanus derinliği yüreğim,
ırmaklar bende çoğalır,
su bende erer visale.
-ah yitik lale-
içimde birikir yorgun tortular,
korkular bende kalır;
benden doğar kardelen,
bulutlar bana ağlar,
çığ bana düşer, bana yaslanır dağlar…
 
surlarım yıkıldı, içimde hisar!
intizar banadır, bende inkisar,
ve gördüm zirveyi; çıktım, uçurum!..
yeryüzü şahit;  
bir çığlık gibi salarım kendimi yalnızlığa
ve içimde yankılanırım.
sükutum bundandır.
sükutum ummandır.
 
görenin gördüğü, görünen değil;
aynada suret, aynada ağyar.
yâr, içimde saklanan uslanmaz çocuk
kanatır kalbimin yaralarını
ve hece taşında biter yolculuk.
Ölsem de hoş, seda sürer kubbede.
 
bir okyanus serinliği yüreğim,
yarın bende azalır.
-ah bende ölür lale-
gözlerim deniz ağlar, çağlar bana devrilir,
gözler bana çevrilir…
ve birgün kayıt düşülür zamana,
sığamadı mekâna,
muhteşem yaşadı ve gitti
bir semender gibi
bir ömr-ü heder gibi…
 
dün şanım, bugün nişanımdır
sükûtum ihtişamımdır.

İSA
YAR

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)