DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Edebiyat, Şiir Cenazemi gördüğün zaman "ayrılık-ayrılık" deme!

Cenazemi gördüğün zaman "ayrılık-ayrılık" deme!

Yazdır

Öldüğüm gün tabutum yürüyünce, bende, bu dünya derdi var sanma.

Bana ağlama, "yazık-yazık, vah-vah" deme. Şeytanın tuzağına düşersen vah-vah'ın sırası o zamandır, yazık-yazık o zaman denir.

Cenazemi gördüğün zaman "ayrılık-ayrılık" deme. Benim buluşmam, görüşmem o zamandır. Beni mezara koyunca "elveda" demeye kalkışma. Mezar cennet topluluğunun perdesidir.

Batmayı gördün ya, doğmayı da seyret. Güneş'le Ay'a, batmadan ne ziyan gelir ki?

Sana batma görünür amma o, doğmadır, parlamadır. Mezar, hapis görünür amma can'ın hapisten kurtuluşudur.

Yere hangi tohum ekildi de bitmedi, yetişmedi? Niçin insan tohumuna gelince bitmeyecek, yetişmeyecek zannına düşüyorsun?

Hangi kova suya salındı da dolu olarak, çekilmedi? Can Yusuf'un kuyuya düşünce niye ağlasın? Bu tarafta ağzını yumdun mu, o tarafta aç. Çünkü artık hay-huyun mekansızlık aleminin boşluğundadır. 

Mevlana Celaleddin-i Rumi'den -kuddise sirruh-

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.  Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?” (Mâide, 90, 91)