DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Eğitici Faaliyetler Konuşma Adabı / Kötü Alışkanlıkları Çöpe Atıyoruz

Konuşma Adabı / Kötü Alışkanlıkları Çöpe Atıyoruz

Yazdır

altİşte zevkle yaptığımız bir etkinlik daha.

Kartonları keserken ne yaptığımızı çocuklara söylemedim. Kalem kutusu vb. tahminlerinde bulunanlar oldu ama biz çöp kutusu yapıyorduk.

Evet, kartondan bir çöp kutusu yapıyoruz.

Küçük kağıtlara da

yalan,

iftira,

hakaret,

alay,

dedikodu

vb. kötü söz başlıklarıyla ilgili kelimeler yazıyoruz.

Hepsini teker teker çöp kutusuna atıyoruz.

Hatta aksiyon olsun diye kağıtları atarken buruşturabilirsiniz de. Bir daha dışarı çıkmasınlar diye kutunun ağzını da güzelce kapatıyoruz. Kötü söz türlerinin yazılacağı kağıtları artık kağıtlardan seçmek yerinde olacaktır.

evokulm

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)