DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Edebiyat, Şiir Selam gözümün görmediği, gönlümün hissettiği güzel yüreğine...

Selam gözümün görmediği, gönlümün hissettiği güzel yüreğine...

Yazdır

altRUBAİ

Cehd eyle bir ârif-i dânâyı bul

Ya bir sanem-i latif ü ra'nâyı bul

Bu ikisinin biri nasib olmazsa

Evkatını zâyi etme tenhayı bul

(Çalış, bilgin bir ârif bul. Ya bir latif sevgili ve güzel sözlüyü bul. Bu

ikisinin biri nasib olmazsa, vaktini zayi etme, tenhayı bul.)

Özlem olmasa ne anlamı kalırdı ki sevgilerin ?

Ya da sevilenler olmasa “özlem” denir miydi yürekteki derin sevgiye?

Gözden uzak olan gönüle yakındır bence .

Aslında göz gördüğüne inanır gönül ise gözün

Görmediklerine, uzaklarda da olsa hisseder varlığını...

Selam gözümün görmediği, gönlümün hissettiği güzel yüreğine...

iktibas

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)