DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Dosya Konuları İntibâh Güzel Bacak Yarışması

Güzel Bacak Yarışması

Yazdır

Milleti Ahlaksızlığa Nasıl Teşvik Ettiler?

Misallerden bir tanesi: 

1931 yılında, o dönemin önde gelen gazetelerinden olan Vakit Gazetesinin düzenlediği güzel bacak yarışmasıdır. Yarışmaya, yaş sınırı olmaksızın, bacaklarının güzelliğine güvenen bayanlar, dizkapaklarının dört – beş parmak üzerinde etekle çektirecekleri fotoğraflarla katılabileceklerdi. Müsabakaya katılanların soyad ve adres bildirmeden ve hatta rumuz kullanarak katılmaları mümkün olacaktı. Oylama, gazetenin okurları tarafından yapılacaktı. Yarışmanın birincisine, bir yıl süreyle her hafta ipek bir çift çorap, ikincisinde her üç ayda bir iskarpin, finale kalan 25 yarışmacıya da teselli ödülleri verilecekti.

Gazete sahibi Hakkı Tarık Us, bu yarışmayı, o yıllarda ABD’de yapılan yarışmalardan esinlenerek düzenlediklerini belirtmişti. Yarışmaya, o dönemin aydınlarından değişik tepkiler gelmişti. Edebiyat fakültesi dekanı Fuat Köprülü, “Bu gibi teşhirler, böyle müsabakalar, terbiyei umumiye üzerinde çok fena tesir yapar.”, felsefe profesörü Orhan Sadettin Bey “Gazetelerin büyük vazifeleri vardır. Efkarı umumiyeyi böyle münasebetsiz şeylerle işgal etmesi katiyyen doğru değildir.” derlerken, ruhiyat profesörü Şekip Tunç, “Estetik gaye ile yapılan bu hareketlerde fenalık olmaz.” şeklinde beyanlarda bulunmuşlardı. Vakit gazetesi, aleyhe tüm yayınlara rağmen, yarışmayı iptal etmemiş ve 2776 okurun katıldığı ilk oylamada, 608 oyla B. Hanım birinci, 258 oyla Nurten Hanım ikinci, 228 oyla Bülent Hanım üçüncü olmuşlardı. Gazete, üç kişilik bir jüri oluşturarak, Nevzat Hanımı birinci, okur oylamasında ikinci seçilen Nurten hanımı bir oy farkla ikinci seçmişti. Kraliçe seçilen Nevzat hanımın kim olduğu hiçbir zaman ortaya çıkmamıştır.

Atlas Tarih Dergisi, Aralık 2011

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir.” (Mâide, 8)