DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Kitap-Film 365 Kur'an Kelimesi

365 Kur'an Kelimesi

Yazdır

Bizler bir gecede cahil bırakılmış, sistematik ve planlı bir gayret ile ecdadı ve Kur`anıyla arasındaki bağlar kopartılmaya çalışılmış bir millete mensubuz. Elli sene önce kullanılan dil bugün kullanılan dil arasındaki feci seviye kaybına bakarak şunu fark etmemiz gerekiyor: Dilimizi koruma ve kollama gayretine girmeye mecburuz. Bir yerde durmak, bir dayanak noktası bulmak ve "bu noktadan geriye düşmememiz gerekiyor" demek zorundayız. Bunun için de önce dilimize ne yapıldığını anlamamız gerekiyor. Dilimize yapılan bellidir. Türkçemizin İslam`la, Kur`an`la irtibatı kopartılmaya çalışılıyor.
 
Dilimizi muhafaza etmek, onunla Kur`an arasındaki tam bin senedir dokunmuş o rabıtayı korumak istiyorsak yapacağımız sabit bir noktada direnmektir. O sabit nokta ise Kur`anımızdır. Kur`an kelimelerini yaşadığımız, yaşattığımız, müdafaa ettiğimiz, öğretip, öğrendiğimiz müddetçe dilimizi muhafaza etmiş olacağız. Dilimizi muhafaza edersek kendimizi muhafaza edeceğiz. İddiamızı, rüyamızı, derdimizi, nereden gelip nereye gittiğimizi başkalarından öğrenmek zorunda kalmayacağız. Kur`anımız sadece hayatımız için değil, dilimiz için de yapışıp ayrılığa düşmediğimiz, sarılıp kurtulduğumuz sağlam bir ip olacak.
 
Ey Kur`anını seven, diline itina gösteren ve bu ikisinin arasındaki irtibatı gören ve anlayan kardeşim! Yapılanlar canını mı sıkıyor, oturup kalmak gücüne mi gidiyor? Dildeki tahribata karşı bir şeyler mi yapmak istiyorsun? Dedenle, kitabınla aranı açmak isteyenlere "dur" demeye ne dersin? Yapacağın çok basit bir şey var. Sana 365 Kur`an kelimesi veriyoruz. Bugünden tezi yok her gün bir kelimeyi öğren. Bir senenin sonunda gönlün ve zihnin Kur`an kelimeleri ile şenlendiğinde sen Kur`an`la irtibat noktasında çok farklı bir yerde olacaksın. Bu yer Rabbimizin, milletimizin ve ecdadımızın sevdiği, istediği, beğendiği ve fakat dil uydurukçularının hiç arzu etmediği bir yer olacak, bundan hiç şüphen olmasın.

Bu kitap, “Dilde Devrimcilik” adı altında milletin, Kur’an kelimelerinden uzaklaştırılmaya, ruh kökünden koparılmaya çalışıldığı bir dönemde, “Günde bir, yılda 365 Kur’an kelimesi öğrenelim” çağrısının hayata geçirilmesine yardımcı olmak gayesiyle hazırlanmıştır.

Mâlumdur ki, Kur’an kelimeleri bu kitaba alınan 365 kelimeden ibaret değildir. Kelime seçimi yapılırken günlük hayatta kullandığımız bir kısım kelimelerle ilişkisi bulunan “Kur’ânî kavramlar”a öncelik verilmiştir. Amaç, “bu Kur’ânî kavramlarla aynı kökten türeyen ve günlük dilde kullanılan kelimeler arasında irtibat kurulabilmesine yardımcı olmak”tır.

Seçilen kelimeler incelenirken kullanılan ve her kelimede aynı olan “başlıklar” ile ilgili şu açıklamaların yapılmasında fayda görülmüştür:

1. “Anlamı” başlığı altında seçilen kelimelerin mânâları iki ayrı madde hâlinde gösterilmiştir. Bazen kelimenin, masdar mânâları ile müştaklarının (türevlerinin) nispeten değişik mânâları, bazen de aynı kelimenin –küçük ya da büyük- kendi bünyesindeki anlam farklılıkları maddelendirilmiştir. Genel olarak kelimelerin âyet-i kerimelerde geçen mânâlarıyla bunların eş anlamlıları tercih edilmiş; seçilen kelimelerin “bütün mânâlarını bir arada gösterme” gayesi güdülmemiştir.

2. “Geçtiği âyetlerden bazıları” başlığı altında meâlleri alınan âyet-i kerimelerin Arapça asıllarında, incelenen kelimenin “kendisinin” ya da “herhangi bir sîgasının (kipinin)” mutlaka bulunmasına özel bir itina gösterilmiş ve bunların meâllerdeki karşılıkları siyah harflerle yazılmıştır.

3. “İlişkili olduğu kelimeler” başlığı altında, seçilen kelimelerin Türkçede kullanılan değişik şekilleri ve içinde geçtiği terkip ya da deyimler gösterilmeye çalışılmıştır. Aynı masdardan türeyen ve farklı mânâlara gelen hayli kelime vardır. Meselâ, “k-v-m” masdarından türeyen kavim, kıyam, kıyamet kelimeleri gibi. Bunların ilişkili olduğu kelimeler yazılırken k-v-m’den türeyen bütün kelimeler bir arada zikredilmemiş, -anlam yakınlıkları dikkate alınarak- seçilen kelimelerin kitaba alınan türevlerine taksim edilmiştir. Maksat, bir masdardan türeyen değişik sîgalardaki kelimelerin tek bir kelime etrafında toplanmasının ya da bazı kelimelerin değişik yerlerde tekrar tekrar yazılmasının önüne geçmektir.

4. “Kullanım örnekleri” başlığı altında geçmişte sıkça kullanılan ama bugün unutulmuş ya da unutulmaya yüz tutmuş kelime ya da terkiplerin bazıları cümleler içinde kullanılmış, meraklılarına yardımcı olmaya çalışılmıştır.

5. “Açıklama-kıssa” başlığı altında meâlleri alınan âyet-i kerimelerin konusuna ve özelliğine göre ya tefsir mahiyetinde kısa açıklamaları yapılmış ya da çeşitli hadis ve kıssalarla konuya açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Çeşitli hikâye ve menkıbelere, “derler ki” diye başlanarak bunların, “nihayet ibret için anlatılan hikâyeciklerden ibaret olduğuna” işaret edilmek istenmiştir. Mâlumdur ki, “kıssa anlatmaktan maksat hisse çıkarmak”tır.

6. Âyet-i kerime meâlleri ya “Heyet” tarafından hazırlanıp Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yayınlanan “Kur’an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali” adlı tercemeden ya da yine “Heyet” tarafından hazırlanıp Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan “Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir” adlı 5 ciltlik tefsirden alınmıştır. Bu iki kaynak dışında herhangi bir mealden alıntı yapılmamıştır.

7. Her Kur’an kelimesi ayrı ayrı ele alındığına, her farklı kelimeye ayrı açıklamalar yapıldığına ve gerektiğinde kıssa ya da menkıbe anlatıldığına göre, sanırım bu çalışmaya ansiklopedik bir mâhiyet yüklemek de mümkündür.

Sonuç olarak, “365 Kur’an Kelimesi,” Kur’ân-ı Kerim dinleyen mü’minlere bazı Kur’ânî kelimelerin mânâlarını hatırlatır, günlük dilde kullanılan kelimelerle Kur’an kelimeleri arasında irtibat kurulmasına yardımcı olur, böylece duygu ve düşünceleri Kur’ân-ı Kerim’e yönlendirebilirse amacına ulaşmış olur. Gayret bizden, tevfik ve hidayet Allah’tandır.

Sipariş için Erkam Yayınları

 

İnsaf ve iz’an sahibi her insan, kendisine bir bardak su ikrâm edene bile teşekkürü bir vicdan borcu addeder. Fırsat düştüğünde o şahsın iyiliğine muâdil bir iyilikle karşılık verir. Hâl böyleyken insanoğlunun, bütün nîmetlerin asıl ikrâm edeni olan Rabbine karşı alık ve abus kalması; akıl, iz’an ve vicdan dışıdır.