DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Karikatürler İleride bir daha sor, abi!..

İleride bir daha sor, abi!..

Yazdır

alt

Tebliğ Mesûliyetimiz:

Mü’mini menfaatperestlikten kurtararak diğergamlığa sevkeden şefkat ve merhamet duyguları, îmânın ne güzel bir tezâhürüdür. İslâm’ı, îman nîmetinden mahrum gönüllere tebliğ edebilmek de ne saâdettir.

İnsanların, selde sürüklenen âvâre kütükler gibi menfî akıntılara kapıldığı günümüzde insanları hayra çağırmak, yanlışlarını düzelterek bilmedikleri doğruları öğretmek, mâneviyatlarını takviye edip gönül âlemlerini rûhâniyet ile doldurarak Hakk’a yönlendirmek, ne güzel ve ne ulvî bir hizmettir. İnsanların hem bu dünyalarını hem de ebedî âlemlerini güzelleştiren bu hizmet, kendimiz için bir şükür vesîlesi, muhtaçlar için de bir vicdan borcumuzdur. Bu hususta gösterilen en küçük bir ihmal bile, büyük bir vebâl olarak ilâhî mizanda karşımıza çıkacaktır.

Kendimizi bir muhâsebe edelim: 

Acaba etrâfımızda kendilerine yardım edecek sıcak bir yürek bekleyen kaç gönül, İslâm’ın güler yüzüne hasret kaç vicdân, en ufak bir gayretle hidâyet bulacak kaç insan var? Bu sebeple, îmân edip amel-i sâlih üzere bulunan mü’minlerin, mânevî mes’ûliyetlerini unutmayıp her an ilâhî hakikatlerden habersiz olanların yardımına koşmaları îcâb eder. Nitekim Allâh’a ibadet etmek için yaratılan insana hizmet, bir nevi Allâh’a ibadet makamındadır.

Ayrıca pek çok ahlâkî vasfın zâyî edildiği ve mânevî hassâsiyetlerin yitirilerek maddenin esâretine girildiği mahzun devirlerde yapılan sâlih amelleri Cenâb-ı Hak, husûsî ecirlerle mükâfatlandırır. Bunları “Karz-ı Hasen: Kendisine verilmiş güzel bir borç” olarak kabul eder. Karşılığını da, tıpkı zor ve tehlikeli yerlerde memuriyet yapan kişilere verilen “mahrûmiyet zammı” gibi kat kat fazlasıyla lutfeder. Bu sebeple günümüzde de insanların İslâm’ın nûru ile şereflenmesine gayret etmek, mânevî eğitim ve hizmetlere koşmak, bu bereketli ecre nâil olmak bakımından çok ehemmiyetlidir. Şu da ayrı bir hakîkattir ki Allah Teâlâ, dînine hizmet eden ve kullarının sıkıntılarıyla meşgul olan kimselerin husûsî sıkıntılarına kefîl olur. Bütün meşgûliyeti kendi derdinden ibâret olanları ise dertleriyle baş başa bırakır.

 

Son Güncelleme: Pazar, 20 Eylül 2015 11:07  

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir.” (Mâide, 8)