DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Nükte ve Fıkralar Temelin Oğluna Yazdığı Mektup

Temelin Oğluna Yazdığı Mektup

Yazdır

Uy sevgili uşağım, mektubumu çok yavaş yazayrum, çünkim bilirum ki, okuman zayıftır, çabuk okuyamazsun. Benden yana sual edersen, Allahuma pin şükür iyiyum. Yeni bir iş buldum. Emrimde 1500’e yakın adam var, hepsi de sessuz sedasuz, kendi hallerinde. Ne iş pulduğumi soraysan söyleyecegum, patlama, mezarlık pekçisi oldum Geçtiğimiz hafta puraya iki tefa yağmur yağdu. Piri pazartesinden perşembeye öbüri de perşembeden pazara.  Bacın Emine, bir uşak doğuracak, daha erkek midir, kız mıdır pelli değil. Haçan o yüzden sağa dayı mı oldin, teyze mi oldin söyleyemeyrum.

Kötü havadisler piter mu?  Pahriyede askerlik yapan, on uşağı da kaybettuk.  Pindikleri denizaltı bozulmuş, motoru durmuş, inmuş aşağı, denizaltuyu itekleyup, motorunu çalıştırmak istemişler.  Temel emicen de tükkan açtu, o da otuza alduğunu yirmipeşe verir. Sürümden kazanıyormuş, öyle dedu.  Bizim köye findukçuların Temel’i muhtar seçtuk, akıllı uşak da. Geçen gün hepimizu zelzeleye karşı aşı etturdu.  Temel hem akkılidur, hem de dürüsttur. Geçenlerde bir taksinin şoförü köye varmış, muhtarı arıyor, meğer yolda bir tavuk ezmiş sahibini soraymış. Muhtar Temel, tavuğa bakmış, ha pu bizden değildur, pizum köyde yassı tavuk yoktir, demiş.  Senin küçüğün Ergin çok akıllı uşak çıktı. Geçen gün tepeye varmış, elinde bir ip sallayıp duriy. Anan, uy uşağum ne edeysun orada, dermiş. O da hava turumuna bakayrum, demiş. Çektim oni akşam karşıma, anlat bakayum şu hava turumu işinu dedum. Anlattı. Meğer ip sallanınca havanın rüzgarlı olduğuni, ip ıslanınca da yağmur yağdığını anlaymış.

Deli Veli’yle başimuz dertte. Geçen gün Rize’ye vardık, tapuda işimiz vardı, bir kahveye girduk, o sade içer ben şekerlu. Garson getirdu, koydu Veli ağzini vurdu ki kahvesi şekerlu, garsona pağarup çatacak, niza edecek, gel canım puraya sen penum yerime otir, pen de senun yerine dedim, kavgayı önledim. Deli Veli işte! Ha bu arada söyleyeyum. Deli Veli’in başına bir hal gelmiş ki sorma. Veli geçenlerde Erzurum taraflarına varmış, bakmış pir çoban sürüyü otlatıyor; varmışyanına hey çoban, senin süründe kaç koyun var? Çoban kızmış, sağa ne? Veli varmış üstüne, pen senin süründe kaç koyun var piliysem, bağa bir koyun verirmisun? Çoban gülmüş, verdum gitti. Deli Veli’in gözü keskin, şöyle bir bakmış, ha bu sürüde 378 koyun vardur. Çoban şaşırmuş, nereden pildun? Deli Veli almış bir tane, gidiyor; çoban bağırmış, hey pak puraya pende senun nereli olduğunu pilirsem o koyunu geri alurum, pilemezsem iki koyun al!  Deli Veli’in aklı yatmuş, söyle bağayum pen nereluyum? Çoban bir bakmış:  Karadenuzlusun? Deli Veli dellenecek şaşırmış:  Uy nereden pildun?  Çoban gülmuş:  Onca koyun arasında, uyuz köpeği, koyun diye alup giden, paşkası çıkmaz da!  Yaa işte böyle uşağım! Melmeçetten sağa pol pol havadis.Yeni havadis olursa yazarum.  Not: Mektupa para koyacaktım, ama geç akluma geldi, zarfı kapatmişum.

 

AYET- İ KERİME

“Kim güzel bir işe aracılık ederse, onun da o işten bir nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur. Allah her şeyi gözetir ve karşılığını verir.” (Nisâ, 85)

HADİS-İ ŞERİF

“İslâm’da iyi bir çığır açan kişiye, bunun sevabı vardır. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir. Fakat onların sevabından hiçbir şey noksanlaşmaz. Her kim de İslâm’da kötü bir çığır açarsa, o kişiye onun günahı vardır. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayrılır Fakat onların günahından hiçbir şey noksanlaşmaz.”  (Müslim, Zekât, 69; Nesâî, Zekât, 64)