DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Hikayeler Üçgen mi? Dörtgen mi?

Üçgen mi? Dörtgen mi?

Yazdır

Bir öğretmenin hatırası...

Ders bitmiş zilin çalmasına az kalmıştı. Bir öğrencim parmak kaldırıp:

- Hocam, Bermuda şeytan üçgeni hakkında bilgi verebilir misiniz? Çok merak ediyorum, dedi. Ben de tahtaya bir üçgen şekli çizdikten sonra dikkatle beni izleyen öğrencilerime dedim ki:

- Herhangi bir sebeple sizin Amerika´ya gitme ihtimaliniz kaçta kaçtır?
- Binde bir, diye cevap verdiler.

- Diyelim ki Amerika´ya gittiniz. Bermuda´ya uğrama ihtimaliniz ne kadardır?

- Binde bir, dediler. Bunun üzerine dedim ki:

- Bermuda´ya gitseniz bile o şeytan üçgeninden geçerken bindiğiniz vasıtanın esrarengiz bir şekilde kaybolma ihtimali ne kadar olabilir?
- Binde belki de milyonda bir, diye cevap verdiler.

Bu sefer ben tahtaya bir dikdörtgen çizdim ve merakla bana bakan öğrencilerime dedim ki:
- İşte bu kabir dikdörtgeni. Buna binde bin kesinlikte gireceğiz. Milyonda ya da milyarda bir ihtimallerin üzerine bu kadar kafa yoran bizler, acaba hiçbir ihtimale yer vermeyen kesinlikteki ölüme ve sonrasına ne kadar merak duyuyoruz.

Ölüme ne kadar hazırız?
Ölümü öldürüp kabir kapısını kapatamayacağımıza göre ona karşı hazırlıklı olmamız gerekmez mi??

 

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)