DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Nükte ve Fıkralar İMAM ile PAPAZ...

İMAM ile PAPAZ...

Yazdır
Dinler arasında diyalog olmaz. Fakat din adamları arasında diyalog olur; misal mi?
 
İMAM ile PAPAZ...
 
İMAM efendinin ehli kitap ile münazara için patrik ve papazların olduğu tartışma ortamında ilk cümlesi şöyle olmuş:
 
“–Papaz efendi, çoluk-çocuk nasıl?” demiş.
 
Papaz, kibirle yüzünü ekşitmiş:
 
“–Hıristiyan din adamlarına münâzaraya geliyorsun da, daha papazların, papanın çoluk-çocuk edinmek gibi süflî (aşağılık)işlerle meşgul olmadığını bilmiyorsun öyle mi! Bu ne cehâlet!” ...
 
İmam gülmüş;
 
“–Bilmediğimden değil... Fakat; kendinize bile yakıştıramadığınız, süflî iğrenç bulduğunuz, eş ve evlât edinme vasfını Allâh’a isnad edişinizdeki tutarsızlığı size söyleteyim dedim.
 
***
 
Ilımlı İslam, Layt İslam, Modern İslam yaygarası yapan ve bu yaygaralara çanak tutanlar bir zamanlar hristiyanlığı laytlaştırıp Pretestanlaştıran aynı zihniyettir.

Türk milletini bir ve güçlü kılan Kur'an ve Sünneti esas alan müslümanlardır. Malazgirt'te, Çaldıran'da, Çanakkale'de, Sakarya'da maddi gücümüz olduğu için değil inancımız olduğu için galip çıktık. Bunu elin gavuru çok iyi bilmektedir.

Türk milletinin gücünün inancından olduğunu bilen dış mihraklar ve yerli işbirlikçileri milletimizin inanç akidelerini sarsıp ülkemizi kolay lokma haline getirmek istemektedirler.

Müslüman ferasetli ve basiretli olur. Bu safsatalara hiç kimse kanmaz inşaALLAH.

Aziz miletimizi top ile tüfek ile sindiremeyenler bugün her cihetten aile yapımızı tahrip etmeye çalışıyorlar. Modern dünya anı yaşamak sloganı ile kan damarlarımıza sızmaya ve milli şuurumuzu paramparça etmeye azmetmiş haldeler. Televizyon, filmler, diziler, internet vs. en iyi kullandıkları teknolojiler.

Bu tahripkar yıkıcı taarruza karşı durabilmek için her ev bir mektep haline getirilmelidir. Her aile reisi, her anne, her hala-teyze-amca-dayı-dede-abi-abla şuur ile aziz milletimize medeniyet adı altında tahakküm ettirilen bu tek dişi kalmış çanavarın zulmünden öncelikle kendisini ve bütün yakınlarını muhafaza etmeye çalışmalıdır.

 

***

Amentüde ittifak var mı? 

  1. Biz bir Allah’a inanırız. Onlar üç ilaha inanırlar. Hz. İsa’ya tanrının oğlu ve tanrı diyorlar. Onlar melekleri kız gibi görüyorlar, biz ise, meleklerde erkeklik dişilik olmadığına inanıyoruz. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki: Allah ile birlikte başka ilâh edinen cehenneme atılır.Rabbiniz oğulları size ayırdı da kendisi için kız olarak melekleri mi edindi? Elbette vebali çok büyük söz ediyorsunuz.”(İsra 39, 40)
  2. Onlar tanrı gökte derler, biz Allah’ı mekandan münezzeh biliriz.
  3. Biz semavi kitapların hepsine inanırız, onlar, Kur’an’a inanmazlar.
  4. Biz bütün peygamberlere inanırız, onlar, Muhammed aleyhisselama inanmazlar.
  5. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Bana iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan, mutlaka Cehenneme girecektir.” (Hakim)
  6. Biz hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanırız. Onlar, (Tanrı kötülükleri takdir etmez) derler.
 
 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)