DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Eğitim TEMBELLİK üzerine

TEMBELLİK üzerine

Yazdır

Gençler;

Önce, eksiğimizi bilelim ve olgunlaşmak için sürekli "öğrenmemiz gerektiğini" kabul edelim.

Ardından, hayatta lazım olacak her konuda birşeyler bilmenin  ve genel kültürümüzü geliştirmenin güzelliğini kabul etmekle beraber, asıl kendi meslek ve marifetlerimz alanında, özel yetenek ve becerilerimiz sahasında yetişme ve ayrıntılarına kadar her şeyi bilmeye yönelelim.

Ne yapması gerektiğini bilmeyen GAFİL... Nasıl yapması gerektiğini bilmeyen CAHİL... Bunları öğrenmeye ve öğrendiklerini tatbik etmeye yanaşmayan ise TEMBELdir.

Yapması gerekenleri değil de, hoşuna gidenleri tercih edenler... Zor ve riskli işlere değil, kolay ve zevkli işlere girişenler de SEFİLdir.

Güçlü ve gerçekci insan, eksiklerini ve zayıf yönlerini görüpkabul eden ve bunları düzeltmeye dizginini nefsin elinden alıp vicdani iradesine verebilendir.

 

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)