DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Makaleler Müslümanları niçin 'canavar' olarak sunuyorlar?

Müslümanları niçin 'canavar' olarak sunuyorlar?

Yazdır

Dünkü Yeni Şafak'ta ilginç bir haber vardı. İngiltere Başbakanı Cameron, IŞİD'i kastederek, 'Bunlar Müslüman değil, canavar' demiş!
ZOKAYI YUTTURAMAYACAKSINIZ!
 
Tam İngiliz 'numara'sı bu! O 'canavar'ı icat eden sizsiniz!
Niçin? 'Müslümanlar, canavar' demek için!
Ama 'asıl canavar'ın siz olduğunuzu bütün dünya biliyor. Sömürgecilik tarihinde nerdeyse bütün dünya üzerinde ve bütün kıtalarda işlediğiniz cinayetleri, ektiğiniz nifak tohumlarını, kurduğunuz tuzakları dünyanın unuttuğunu sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.
Yaptığınız, yapmaya çalıştığınız şey, Müslümanları 'canavar' olarak ilan etmek.
Ama bu, bir zoka! Bu zokayı yutmayacağız, yutturamayacaksınız!
Tipik İngiliz psikolojisini çok iyi yansıtan Cameron, hızını alamamış ve şöyle devam etmiş: ''IŞİD'e karşı kapsamlı bir strateji uygulayacağız!' diye eklemiş!
Bu da, tam bir karartma operasyonu! Hem de çok katmanlı, karmaşık, Müslüman kitlelerin zihinlerini fenâ hâlde karıştırmaya yetecek bir karartma operasyonu!
 
PAKİSTAN VE MISIR'DAN SONRA SIRA TÜRKİYE'DE!
 
İki asır önce Vehhabîliği icat edip, Yahudilerle birlikte Osmanlı'nın üzerine salan ve Osmanlı'nın durdurulmasında kullanan sizdiniz! Bunu unuttuğumuzu zannediyorsunuz ama fenâ hâlde yanılıyorsunuz: Unutmadık, unutmayacağız!
Şimdi yine 'köleniz' ve 'maşanız' Suudları kullanarak neo-selefîlik diye uyduruk bir 'şebeke' icat ettiniz.
Bu 'şebeke'yi, bütün İslâm dünyasına, Balkanlara, Kafkaslara, Orta Asya'ya, Afrika'nın içlerine kadar süratle yaydınız. İslâm dünyasının ana omurgalarından birini oluşturan Mısır'ı bu şebeke aracılığıyla çökerttiniz.
 
Benzer bir 'şebeke'yi Pakistan'da besleyip büyüttünüz. Amerikalılarla birlikte icat ettiğiniz El-Kaide'yi ve liderini 'Batıya meydan okuyan adam da, hareket de bu!' dedirtecek kadar El-Kaide liderini, psikolojileri örselenen, onurları yerle bir edilen Müslüman kitlelerin idolü hâline getirip Pakistan'ı çökertmekte kullandınız.
Ve Pakistan'a kısa tarihinin en büyük darbesini vurdunuz! Pakistan'ın bir daha ayağa kalkmasını neredeyse imkânsız hâle getirdiniz.
Mısır ve Pakistan'dan sonra sırada Türkiye var hedefte. Türkiye'yi IŞİD üzerinden vuracaksınız, bunu çok iyi biliyoruz!
 
İSLÂM'IN YENİDEN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞINI ENGELLEMEK!
 
En son olarak, IŞİD denen bir 'canavar' icat ettiniz! Bunları en gelişmiş teknolojik silahlarla silahlandırdınız.
Bu 'maşa'ları, hem Türkiye'nin güney hattına, zengin petrol yataklarının bulunduğu bölgenin en stratejik noktasına konuşlandırdınız hem de bölgedeki Şiilerin üzerine saldınız!
Amacınız, Şiî-Sünnî çatışmasının tohumlarını ekmek!
Kuklalar, maşalar ve taşeronlar aracılığıyla Müslümanları birbirine düşürmek!
Sonra da hem icat ettiğiniz 'canavarlar' üzerinden hem de birbirine düşürmeyi tasarladığınız Müslümanlar üzerinden İslâm'ın yeniden tarih sahnesine çıkış girişimlerine darbe vurmak!
 
MÜSLÜMANLAR CANAVARDIR DİYEREK 'ILIMLI İSLÂM'IN ÖNÜNÜ AÇMAK!
 
Daha açık bir ifadeyle, ne olursa olsun, 'Müslümanlar, canavardır', demek, böylelikle genelde dünya ölçeğinde İslamofibinin daha da köksalmasını sağlamak, özelde ise Müslüman kitleleri İslâm'dan uzaklaştırarak kolaylıkla kontrol edebileceğiniz 'ılımlı İslâm'ın kucağına fırlatmak.
Böylelikle İslâm'ı paçavraya çevirmek ve hem dünyaya özellikle de büyük bir inanç bunalımı geçiren, İslâm'ın hızla yayılmasına müsait bir zeminde teşkil eden Batılı toplumlara ve İslâm dünyasındaki Müslüman kitlelere 'İslâm'ın, bu dünyaya canavarlıktan başka, şiddetten başka, terörden başka verebileceği bir şey yok!' demek!
 
OYUNU GÖRELİM AMA OYUNA GELMEYELİM!
 
Belli bir süre daha gerek dünyayı gerekse İslâm dünyasını devâsâ medyatik gücünüzle ayartabilirsiniz ama şunu bilin ki, bütün bu yaptığınız 'şeytanlıklar', bir bumerang etkisi yaparak sizi vuracak!
Müslümanları birbirine düşürmeyi başaramayacaksınız!
Bunu yer yer de itiraf ediyorsunuz zaten: Irak'taki bir İngiliz komutanın şu sözü, sizin kazdığınız kuyuya düşeceğinizib bir resmi gibi: 'Irak'ta Müslümanlar arasında nefreti yaymaya çalıştık. Ama başaramadık.'
Sözün özü: Zor zamanlardan geçiyoruz. Müslümanların birbirine kırdırılmaya çalışıldığı, basirete ve ferasete en fazla ihtiyaç duyduğumuz zorlu zamanlardan.
Çok büyük bir oyun tezgâhlanıyor. Oyunu görelim ama oyuna gelmeyelim, diyorum.
 
 

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

“Müʼmin, bir bal arısına benzer. Temiz olanı yer (yani helâl yer), temiz olan şeyler ortaya koyar (yani Hakkʼın rızâsına uygun olan işleri yapar, sâlihlerle, sâdıklarla beraber olur), konduğu yeri ne kırar ne de bozar (orayı ihyâ eder).” (Ahmed bin Hanbel, II, 199)