DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Şahsiyet Gelişimi Kitap Okumak Üzerine Birkaç Fotoğraf ve Düşündürdükleri...

Kitap Okumak Üzerine Birkaç Fotoğraf ve Düşündürdükleri...

Yazdır

M. Ali KAYA

Neden okumalıyız?

1. İnsan dünyaya bilmeden geldiği ve okuyarak insan olduğu için…

2. Allah’ın verdiği akıl ve zekâyı öldürmemek, geliştirmek ve parlatmak için…

3. İnsanın meyvesinin bilgi olduğu, bilginin de okumakla kazanıldığı için…

4. İnsan ruhu ve duyguları okuyarak terbiye olduğu ve geliştiği için…

5. Kendimize, ailemize, çevremize ve ailemize faydalı olmak için…

6. Hayalimizi terbiye etmek ve faydalı hayaller kurabilmek için…

7. Ufkumuzu açmak, önümüzü görmek ve geleceğe bakmak için…

8. Kendimizi ve çevremizi tanımak ve doğru iletişim kurmak için…

9. Hayatımızı kolaylaştıracak olan teknik ve teknolojiden faydalanmak için…

10. Zekâ yaşının takvim yaşı ile beraber büyümesi için…

11. İnsanın yaşaması yemeğe, insanlığı okumaya bağlı olduğu için…

12. İki ayak üzerinde gezen ölüler olmamak için…

13. Kör olmamak, ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı bilebilmek için…

14. Beynimizin ve zekâmızın sınırlarını ve ne kadar güçlü olduğumuzu bilmek için…

15. Çevremizin, internet ve televizyonun her türlü kötü telkinlerinden kurtulmak için…

16. Geleceğin bilgi çağı olduğunu bilerek geleceğe ayak uydurmak için…

17. Hiçbir dostun bize kitaptan daha faydalı olmadığını bildiğimiz için…

18. Yalnızlıktan, can sıkıntısından ve stresten kurtulmak için…

19. İnsanları ve dünyayı anlamak, anlam katmak için…

20. Akıl ve hayalimizin sınırlarını dünyadan daha geniş hale getirmek için…

21. Hayatımıza anlam katmak, ömrümüzü uzatmak ve faydalı kılmak için…

22. Ahlakımızı yüceltmek ve toplumun ahlak ve kültürüne katkı yapmak için…

23. Derslerimizde başarılı olmak, okuduğumuzu daha hızlı anlamak için…

24. Daha iyi bir yaşama layık olabilmek için…

25. Hayatımızın önüne konan binlerce engeli kolayca aşabilmek için…

26. Günahlarımızdan uzaklaşmak ve Allah’a daha yakın olabilmek için…

27. Efendi, hanımefendi ve beyefendi olabilmek için…

28. Topluma örnek iyi bir insan olabilmek için…

29. Yüce Rabbimizi tanımak ve onun sevgisini kazanabilmek için…

30. Sevgili peygamberimizin tavsiyelerine uymak ve sevgisini kazanmak için…

OKUMAYA ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANILIR?

1. Anne-baba önce iyi bir okuyucu olmalıdır.

2. Çocuğunuzla beraber kitap okuyun ve ona da okutun.

3. Anne iş bahanesi ile çocuğuna kitap okutup dinlemelidir.

4. Kitaptan yüksek sesle birkaç sahife okumalıdır.

5. Çocuğun sorularına ilgi ile cevap vermelidir. “Beni rahat bırak” “Görüyorsun ki iş yapıyorum” diye başından savmamalıdır.

6. Anne-baba yaptığı ile örnek olmalıdır. Kurallara önce kendisi uymalıdır.

7. Çocuğu zorlamamalı ve hevesine uygun hareket etmemelidir.

En iyi mürebbiye iyi ve ahlaklı bir annedir. O ilk günden itibaren çocuğunu iyiye ve güzele yönlendirir. Annenin öğrettiği asla unutulmaz. Çocuk da anne ve babasının bir kopyasıdır. Bu örneklerin iyi ve fena olduğu çocuklarda görülür.

Türkçe'si iyi olan, okuduğunu anlayıp yorumlayabilen çocuklar her derste başarılı olurlar.

...Buna göre ciddî okumaya ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi olacaktır. “Ne kadar ekmek o kadar köfte” fehvasınca “Ne kadar okuma, o kadar bilgi; ne kadar bilgi, o kadar tefekkür”dür. Bilgisiz tefekkür olmaz; yapmaya kalkanın yaptığı -Cemil Meriç’in tâbiriyle- fikrî istimnâdan öteye gitmez.

Bir insan doğumundan itibaren gün gün, ay ay, yıl yıl… maddî ve mânevî olarak neye ihtiyâcı varsa onu tam zamânında almalıdır. Çocukluğunda alması gereken gıdâları gençliğinde vermeye kalkışırsak karşımızda bedenen ve rûhen gelişmesini tamamlayamamış bir insan bulmamız kaçınılmaz bir netîce olacaktır. O gıdâlar o zaman lâzımdı… O gıdâlar vaktinde verilseydi şimdi karşımızda artık gençlik ihtiyaçlarını almaya hazır bir insan bulacaktık. Heyhât! Muhâtabımız ne çocuk ne de tam bir genç… Vaktinde verilmeyen gıdânın telâfîsi yok. Çocukken iyi beslenmeyen, gençlikte yapacağı işleri de yapamaz.

Hayat ırmak gibi akıp gidiyor. Bu akışta sayısız hâdiseler vukû buluyor, tahmin edemeyeceğimiz nice insanla muhatap oluyoruz. Biz, yaşadığımız hâdiseler, karşılaştığımız insanlardan edindiğimiz tecrübeler; okuma, dinleme, müşâhede… her vâsıtayla kazandığımız bilgilerle tuğla tuğla inşâ oluyoruz. Malzeme ne kadar zenginse eser de o kadar muhteşem olacak… Filanca dostumuzu hayatımızdan çıkarıversek bizden neler eksilirdi, düşünelim. Filanca hâdiseyi filan bilgi ışığında öyle değil de şöyle değerlendirseydik şimdi biz, biz olur muyduk? Filan kitabı filan hâdiseden evvel okumasaydık, o kitaptan öğrendiklerimizle değerlendiremezdik o hâdiseyi; netîce ne olurdu? Okumuş hâlimizden farklı olacağı muhakkak değil mi?...

Son 3 paragrafın yazarı:Ahmet Ar

 

AYET- İ KERİME

“Kim güzel bir işe aracılık ederse, onun da o işten bir nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur. Allah her şeyi gözetir ve karşılığını verir.” (Nisâ, 85)

HADİS-İ ŞERİF

“İslâm’da iyi bir çığır açan kişiye, bunun sevabı vardır. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir. Fakat onların sevabından hiçbir şey noksanlaşmaz. Her kim de İslâm’da kötü bir çığır açarsa, o kişiye onun günahı vardır. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayrılır Fakat onların günahından hiçbir şey noksanlaşmaz.”  (Müslim, Zekât, 69; Nesâî, Zekât, 64)