DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Gönül Kimyası DOST!.. Nasıl olmalı sizce!..

DOST!.. Nasıl olmalı sizce!..

Yazdır

DOST !

Dost hangi mesafede olmalı? Sizce..

Hep yanınızda var olan mı?

Kilometrelerce uzak da olsa bile varlığı yeten mi?

Dost doğruyu acı da olsa söyleyen mi?

Yoksa sizi incitmeden iyi ki'leri gösteren mi?

Dost acınız da Ah! larla, Vah! larla sizle yanan mı?

Aynı acıyı hissedip size tekrardan gülmeyi hatırlatan mı?

Dost sadece dertlerinizi, yalnızlığınızı avutan mı?

Ya da mutluluğu paylaşırken mutluluktan gözleri dolan mı?

DOST!.. Nasıl olmalı sizce!..

Gerçek dost!.. Size kırılmaz!.. Sizi anlar...

Gerçek dost!.. Aranmayı beklemez!.. Her özlemde arar...

Gerçek dost!.. Mesafe tanımaz!.. Yüreğinde taşır...

Gerçek dost!.. Sevgi eksikliği hissetmez!.. O zaten tamdır...

GERÇEK DOST!.. Hiç bir zaman UNUTMAZ!.. UNUTULMAZ!

@)—’—,—(  @)—’—,—(   @)—’—,—(

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurât, 12)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezîl eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Tirmizî, Birr, 85; İbn-i Kesîr, Tefsîr, IV, 229)

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu. (Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874)