DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Makaleler Eğitim İdeolojik Olmaktan Çıkarılmalı; Pedagojik Prensiplere Yaslanmalı

Eğitim İdeolojik Olmaktan Çıkarılmalı; Pedagojik Prensiplere Yaslanmalı

Yazdır

Eğitimin kalitesi, ülke kalkınması ile yakından ilgilidir.

Eğitimi kaliteli olan ülkeler, daha az kaliteli olanları geride bırakıyor.

Müslümanların ilim, teknoloji, eğitim ve çalışma alanlarında dünya ile yarışma mecburiyetleri var.

Eğitim ideolojik olmaktan çıkarılmalı, pedagojik prensiplere yaslanmalı.

2012’de yapılan eğitimde verimlilik araştırmasında 65 ülke arasında dil yeteneğinde 42, fen bilimlerinde 43, matematikte 44. sırada yer aldık. Eğitimin kalitesi artırmak için yapılması gereken çok şey var. Bunlardan biri de karma eğitim mecburiyetine son vererek ayrı eğitim seçenekleri sunmak.

Karma eğitim, eğitimin kalite kazanmasını engelliyor. Üstelik pedagojik değil. Kızların ve erkeklerin farklı yetenekleri, farklı ilgi alanları var. Mesela sözel derslerde kızlar, erkeklere göre daha yetenekli. Kızların beyinlerinin sözel zekâ bölümü, erkeklerden % 11 daha büyük. Bu sebeple sözel derslerde erkekleri kızlarla yarıştırmak pedagojik değil. Dil, coğrafya, tarih, sosyal bilgiler, sosyoloji, felsefe, biyoloji gibi derslerde kızlar favori. Almanya ve Amerika’da yapılan araştırmalar, bu alanlarda eşit sağlamanın mümkün olmadığını gösteriyor.

Fizik, matematik, kimya, bilgisayar programcılığı, spor gibi derslerde de erkekler önde. Bu derslerde kızların erkeklerle yarışması söz konusu değil, yarış söz konusu olunca yarıştan çekiliyorlar. Ayrı sınıflarda kızlar pekâlâ fizik, kimya, matematik gibi derslere ilgi gösteriyor, derse katılıyor ve başarılı oluyorlar. Erkekler kendi aralarında sözel derslerde başarı yarışına giriyorlar.

Farklı yetenekteki insanları aynı alanda başarı yarışına sokmak tavşanla kaplumbağayı yarıştırmak gibi veya balığı kavağa tırmanma yarışına almak gibi bir şey.

Kız futbol takımının erkek takımı ile başarılı bir maç çıkaramayacağını herkes bilir. 

Dil ve sözel alanda da erkeklerin kızlarla yarışması mümkün değil. 

Karma eğitim, öğrencinin dikkatini derslerden alıp başka yöne çeviriyor.

Karma eğitim, cinsel tacizlere zemin hazırlıyor, karma okullarda cinsel tacizler önlenemiyor.

İngiltere, Almanya, Amerika’da yapılan araştırmalar; karma eğitimin kızlara bir şey kazandırmadığını ortaya koydu. Bu sistemde kızlar da erkekler de dezavantajlı hâle geldi. Kızlar; erkek hegemonyasında eğitim görmeyi ve yaşamayı öğreniyorlar. 

Karma eğitimin tek seçenek ve zorunlu olması, eğitimin verimliliğini önlüyor. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun eğitim karmadır hükmü kaldırılmalı. Anayasa’nın 10. Maddesinin vaad ettiği eşitlik gereği, çocuğuna ayrı eğitim aldırmak istemeyen veli, karma eğitim aldırmak isteyenin sahip olduğu hakka sahip olmalı.

28 Şubat 1998’e kadar 1739 sayılı Mili Eğitim Temel Kanunu’na rağmen Türkiye’de klasik kız ve erkek okulları vardı. İsteyen veli çocuğunu İstanbul Erkek Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Çemberlitaş Kız Lisesi, Fatih Kız Lisesi gibi ayrı okullara gönderebiliyordu. Ecevit Hükümeti döneminde Milli Eğitim Bakanı olan Metin Bostancıoğlu, özel okullar yönetmeliğinden değişiklik yaparak bütün okul, kurs ve derslerde karma eğitim mecburiyetini getirdi. 

15 yıldır Ak Partili Milli Eğitim Bakanları, Metin Bostancıoğlu’nun yaptığı değişikliği geri alamadı. 

Toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla 1968’lerde ortaya atılan karma eğitim modeli bu amaca hizmet etmedi. Karma eğitim toplumda eşitlik sağlamadı. Batı’daki araştırmalar, karma eğitimin toplumda eşitliği sağlamaya yarayacak bir model olmadığını gösterdi. Almanya’da okullarda karma eğitim mecburiyeti kalktı, ABD’de kız okulları öğrenci akınına uğradı. Karma eğitimin sakıncaları bu sütuna sığmaz. Bu sakıncaları bilmek isteyenlere “Yüz Yılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim” isimli kitabımı tavsiye ederim. 

Ali Erkan Kavaklı

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir.” (Mâide, 8)