DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Abide Şahsiyetler Emir Sultan Hazretleri ( K.S )

Emir Sultan Hazretleri ( K.S )

Yazdır

Emir Sultan Hazretleri  ( K.S )

(1368 - 1430)

Osmanlıların kuruluş devrinde Bursa'da yaşayan büyük Velî.  İsmi Muhammed, lakabı Şemsüddîn'dir. Babasının adı Ali'dir. 1368 (H.770) senesinde Buhârâ'da doğdu. Soyu, Peygamber efendimize dayanır. Ona, Buhârâ'da doğduğu için Muhammed  Buhârî, Seyyid olduğu için  Emîr Buhârî, Yıldırım Bâyezîd Han’ın dâmâdı olduktan sonra da “ Emîr Sultan”denilmiştir.

Emîr Külâl ismiyle tanınan babası geçimini çömlekçilikle sağlayan bir velî idi. Buhârâ'da sevilir ve duâsını almak için kendisine sık sık başvurulurdu. Emîr Külâl oğlunu yetiştirmek için büyük gayret gösterdi. Onu sağlam bilgi ve ahlâk temelleri üzerinde yetiştirdi. Emîr Sultan 17-18 yaşlarına geldiğinde babası vefât etti. Babasının vefâtından sonra bir müddet Buhârâ'da kaldı. Sonra aldığı ilâhî emîr üzerine Mekke'ye gitti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra Medîne'ye geçti. Emîr Sultan hazretleri, Medîne-i Münevvere’ ye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetinde iken, bir rüyâ gördü. "Demek ki takdîr-i ilâhî böyle." diyerek yola çıktı. Emîr Sultan, Medîne'den yola çıkıp Bursa'ya doğru geldi ve buraya yerleşti .Yıldırım Bayezıd'in kızı Hundi Hatun'la evlenmiştir. 

Emîr Sultan 1430 (H.833) senesinde Bursa'da vefât etti. Vefât ettiğinde 63 yaşındaydı. Emir Sultan Hazretleri, Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri’nin cenâze namazını kıldırmasını vasiyet etti. Vefât ettiği gün Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri Bursa'ya geldi. Gasil ve tekfin işlerini yaptı ve cenâze namazını kıldırdı. Bursa'nın doğu kısmında yüksekçe bir yerde bulunan  Emir Sultan semtine,  günümüzde kendi ismiyle anılan Caminin avlusundaki Türbesine defnedildi. Kabri şerifleri Bursa’nın manevi ziyaretgahlarındandır. Cenab-ı Hâk Manevi Himmetlerine vakıf  ve ziyaretlerinizi de kabul eylesin. 

“ Lâtif Ruhları için el-Fatihâ

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır." (Rum, 39)