DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Özlü Sözler Zahir ilim- batın ilim

Zahir ilim- batın ilim

Yazdır

Ey gönül!

İlim ikiye ayrılır: Zahir ilim, batın ilim.

Birincisi cehaleti giderir; ama kibir, kendini beğenme, kin ve hasedin yeşermesine sebep olur;

İkincisi nefsin sıfatlarını giderir, af, eziyete tahammül, kötülük edene iyilik,

Herkesin iyiliğini istemek gibi sıfatların neşv ü nema bulmasına imkan verir.

Birinci ilim, evin duvarına işlenen nakış gibidir.

İkincisi bu duvarın karşısındaki duvara çekilen cila gibidir.

Bu nakış orada daha canlı görünür…

Niyazi Mısri Hz.

 

Yorumlar 

 
0 #1 Yavuz 14-03-2017 10:35
Zahir-batın...hakikat

İlim ikidir: Sadır ilmi, satır ilmi.

Satır ilmi duymakla, okumakla öğrenilir, medreselerde tahsil edilir. Bu ilim sahipleri şeriatın zâhirine vâristirler. Şeriat ahkâmını tâlim ederler. Hakk’a vâsıl olmak bu ahkâmın tatbik edilmesine bağlıdır. Ahkâma uymayan her türlü çalışma ve ibadet nâkıstır. Bunun için çok mühimdir.

Sadır ilmi Allah-u Teâlâ’nın kalbe koyduğu ilimdir. Buna “Marifetullah ilmi” de denir. Marifetullah ehli bu gayeye ulaşmış ve bu faydalı olan marifetullah ilmine vâkıf olmuşlardır. Hem zâhirî hem bâtınî misal âlemine uçabilmek için çift kanatlı kuş mesabesinde olmuşlardır.

Sadır ilmi bâtınîdir, satır ilmi zâhirîdir.

Sadır ilmi hususidir, satır ilmi umumidir.

Sadır ilmi hallere mahsustur, satır ilmi fiillere mahsustur.

Sadır ilmi murakaba içindir, satır ilmi muamele içindir.

Sadır ilmi burhan ilmidir, satır ilmi beyan ilmidir.

Sadır ilmi hidayet ilmidir, satır ilmi rivayet ilmidir.

Sadır ilmi o bilgiyle hakikatte O’na O’ndan başka bir delil olmadığını bilmektir, satır ilmi ise Allah-u Teâlâ’nın kâinattaki sanatını görmektir.

Zâhir ehli; ilim okur, okutmak için okur. Okudukça büyür, kendisini dev gibi görür.

Bâtın ehli; okur, okudukça küçülür, küçüldükçe küçülür.

Birisi halk için okur, birisi Hakk için okur. Birisi halktan ücret alır, birisi Hakk’tan ücret alır.

Birisi kendini görür Hakk’ı görmez, birisi Hakk’ı görür kendini görmez.

Bir temsil: Zâhirî ilim yumurtanın dış kabuğudur, kabuk olmazsa yumurtanın hükmü olmaz. Tarikat ilmi beyazıdır, bu ilmi elde etmek için kabuktan içeriye intikal etmek gerekiyor. Hakikat ilmi sarısıdır, daha da ileriye nüfuz edilerek elde edilir. Civcivin çıkması ise marifetullahtır, civciv çıkınca kabuk atılır, artık yumurtadan eser kalmaz. Kudsî ruh ile desteklenmiş olanlar marifetullaha nâil olduğu zaman ene kabuğunu deler, hiç olduğunu anlar, misal âlemine uçar.
..
Muaz radıyallahu anh da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den şöyle rivayet eder:

"İlim talebi ibadettir. İlmin müzakeresi tesbihtir. İlimden bahsetmek cihaddır. Bilmeyene öğretmek sadakadır. İlim düşman üzerine silahtır. Dostlar, yanında zinettir. Melaike-i kiram ehl-i ilmin dostluğuna rağbet ederler ve kanatlarıyla ikramen mesh edip okşarlar, onlar için istiğfar ederler. Çünki ilim kalblerin hayatıdır. Kalblerin ölümü ise cehildir."

Haberde varid olduğuna göre:

- Ya Rasûlallah amellerin hangisi daha faziletlidir? diye sorulduğunda Resûlullah:

- Allah'ı bilmek, diye buyurdular.

- Hangi amel mertebeyi artırır, diye soruldu:

- Allah'ı bilmek, diye buyurdular.

- Ya Rasûlallah, biz amelden soruyoruz, siz ilimden cevab veriyorsunuz, dediklerinde Rasûlullah (s.a.):

- İlim ile yapılan az amel faide verir. Fakat cehaletle yapılan çok amel faide vermez buyurdular.

Allah'ı bilmek, yani marifetullah'a sahib olmak ise tasfiye-i batın yapmadan ve kalbi zikrullah ile cilalamadan müyesser olmaz.
..
Allah Resulü(S.A.V)ilmin felaket ve selamet merhalelerini şöyle ifade buyururlar:

"İlim üç karıştır.Birinci karışa ulaşan(elde ettiği birazcık malumatı kendine mal ederek) gurur ve kibre kapılır.İkinci karışa ulaşan (ilahi kudret ve saltanat karşısında) hayrete düşer.Üçüncü karışa ulaşan da (Hakk'ın nihayetsiz ilminin farkına varır da kendisinin o sonsuz ilim içerisinde hiçbir şey)bilmediğini idrak eder.


“Allâh’ım! Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duâdan Sana sığınırım!..”
 

Rasûlullah (sav) buyuruyor:
"Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allah'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim öğreten âlim ve öğrenmek isteyen öğrenci bundan müstesnadır." (Tirmizî, Zühd 14. İbni Mâce, Zühd 3)