DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Kıssadan Hisseler Dua'nın Gücü

Dua'nın Gücü

Yazdır

Pakistanlı Dr. İşân Hüseyni bir hatırasını anlatıyor:

Uçakla bir şehirden başka şehire gidiyordum. Ancak yıldırım çarpması sonucu bir arıza oluştu ve uçak en yakın havaalanına inmek zorunda kaldı. Pilota uçağın arızasının giderilmesi ne kadar sürer diye sordum. Çok uzun süreceğini söyledi. Çok bekleyemeyeceğimi, gideceğim yere yetişmem gerektiğini söyledim. Görevliler gideceğim şehrin 3 saat uzaklıkta olduğunu ve istersem araba kiralayıp gidebileceğimi söylediler.

İyi fikir olduğunu düşünüp araba ile için acele yola çıktım. Fakat aksilik, bu sefer de şiddetli yağmurdan göz gözü görmez oldu ve selden dolayı araba yolda kaldı.

Yol kenarında eski bir ev vardı. O eve gidip namaz kılarız bir şeyler yeriz diye düşündüm. O evde yaşlı bir kadın kapıyı açtı. Ev sahibine halimizi anlattık.

Yaşlı kadın bizi içeri buyur etti. İhtiyaçlarımızı karşıladı. Namazımızı ede ettik, yemek yedik.

Yemekten sonra çayımı yudumlarken yaşlı kadının namazdan sonra uzun uzun duâlar etmesi dikkatimi çekti. Dikkatle baktığımda kadının bir beşiği salladığını ve beşikte çok küçük bir çocuğun hareketsiz yattığını gördüm. Yaşlı kadına; Bu çocuk kimin? Çocuğun nesi var?” diye sordum. Yaşlı kadın: “Hem annesi hem de babasından yetim olan torunumdur. Ağır hastalığı var. Bölgedeki her doktora gittik ve hiçbir doktor çaresini bulamadı. Bana dediler ki bir tane doktor var çaresini bulabilecek. Çaresi ondadır dediler. Ancak çok uzakta olduğundan birkaç gündür Allah’a duâ ediyorum ki Allah bu çocuğun işini kolaylaştırsın.”

Kim o doktor? diye sordum! Yaşlı kadın; doktorun adı İşân Hüseyni, dedi. Ağlamaya başladım. Ve dedim ki: Kalk anacığım. Allah (Celle celalühü) senin duânı kabul etti. Senin duân yıldırımlar çaktırıp uçağı yere indirdi. Seller akıttı yolları kapattı ve sonunda beni size ulaştırdı. Dr. İşân Hüseyni benim.

Son Güncelleme: Perşembe, 13 Nisan 2017 15:42  

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir.” (Mâide, 8)