DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Öğütler Pınarı Kıssadan Hisse: BİLDİĞİN İŞİ YAPACAKSIN!..

Kıssadan Hisse: BİLDİĞİN İŞİ YAPACAKSIN!..

Yazdır
Bu hatıra Aksaray’da 1975 yılında yaşanmıştır.
 
Aksaray’ın o yıllardaki önde gelen kişilerinden olan Merhum Hazım Kulak Amca, babamın iyi dostu ve arkadaşıydı. Hazım Amca, aslında oldukça meşgul ve çarşıda pek fazla görünen biri değildi. Çok lazım olmadıkça pek çarşıya çıkmaz, Aksaray’ın girişinde Makas dediğimiz benzin ve dinlenme tesisinde  kasada dururdu. İşine sahip çıkan,  disiplinli bir işadamıydı. O zamanlar pek fazla dinlenme tesisleri olmadığı için günün her saati O’nun dinlenme tesisi devamlı dolu olurdu.
 
O yılın sonbahar bitmek üzere kış yavaş yavaş kendini gösterirken öğleye doğru babamla birlikte dükkânda oturuyoruz. Birden Hazım Amca geldi, üzerinde kalın bir palto, elinde baston vardı. Orta boylu, şişmandı ama giydiği takım elbise ki o zamanlar takım elbiseler yelekli olurdu onu daha bir heybetli gösteriyordu. Yeleğinin cebinde de köstekli saati vardı.
 
Dükkânın kapısına geldi, babam ayağı kalktı buyur Hazım Abi dedi, Hazım Amca, dükkan kapısının duvarına omzunu dayadı, elindeki bastona da iki elini koydu, hafif eğilerek Aksaray şivesiyle şöyle konuştu: “
 
 “Ülen oğlum, 30 bin liraya aldığın yeni sıfır kamyonu şöföre nasıl verdin?  Şöför çalıştıracak da,  para kazandıracak da sende göreceksin öyle mi? Söyle bakalım sen hiç kamyonculuk yaptın mı?"
 
Babam: “ Yapmadım hazım abi, biliyorsun biz kuyumcuyuz işte”
 
“Be oğlum, kamyon lastik patlasa anlamazsın, krank nedir bilmezsin, balata yandı dese öyle bakarsın, hay oğlum çıraklık yapmadığın işin patronu olunur mu? Sen maaşla çalışan birini tutacaksın. O aldığı maaşı bilir. Kamyon yatmış, yük almamış, kamyon bozulmuş, arıza yapmış onu ilgilendirmez ki. Mal sahibi sensin, sen sorumlusun. Senin uykun kaçacak onun değil. Araba yük almış, almamış onu ne ilgilendirir. Malının ortağı mı ? Yooo .. Eee , o  maaşını bilir. Madem kamyonculuk yapacaksın, gerçi herkes bir furya kamyon alıyor bu günlerde sanki çok kazandırıyor da. Madem öyle bir gün bin üstüne kamyonun, otur şöförün yanına İstanbul’a bir yük götür-getir de görelim seni. İnsan bilmediği işin patronu olamaz. Bildiği işin de uzmanı olacak. Onun içinde evvela çıraklık yapacaksın. Muavinlik yapacaksın. Elin yağa bulanacak. Bütün bunların hiçbiri sende yok. Sen sarraf dükkânında oturan adamsın. Takım elbise, kravat dükkânda durmak zorundasın. Yoksa müşteri gelmez ki sana. Devamlı temiz olmak, kibar olmak zorundasın. Kamyonu şoföre verdin o kazanacak da sende kamyonculuktan kar edeceksin öyle mi? “
 
Ve daha hiç konuşmadan yürüdü gitti. Babam arkasından baktı, bir şeyler demek istedi ama, Hazım Amca dinlemedi ağır ağır adımlarla elinde bastonla yürüdü….
 
Mesele neydi? Neden Hazım Amca bu ikazı yapmıştı dersiniz? 
 
İşin aslı şuydu. O yıllarda Ford Kamyonları yeni çıkmıştı, nakliyecilikte iyi para var diye, kamyon alınıyor, bir şoföre veriliyor. Şoför maaşla çalışıyordu. Kazanç kamyon sahibinin oluyordu. Babamda yeni bir kamyon almış, yakınımız olan Rahmetli Selahattin Amca’ya vermişti. Selahattin Amca kamyonda maaşlı olarak çalışacaktı. Hazım Amca da bunu duymuş, babamı ikaz etmeye gelmişti.
 
İşte o yıllarda yol göstermek bu şekildeydi. Esnaflar, işadamları birbirine destek olurdu, köstek değil. Kıskanma yoktu, tam tersi yol gösterme vardı.
 
Sonra ne mi oldu? Babam hemen aynı gün, kamyonun üzerine satılık yazdı ve kamyon sanırım 30 bin liraya alınmasına rağmen değerinden biraz aşağıya satıldı. 
 
Hazım Amca bunu duyunca: “Çok iyi yaptın, aslında sen 30 bin lira kardasın, zira keyfin kaçmadı, huzurun yerinde ve paranda kasanda duruyor. Tersi de olabilirdi. O parayı dükkânına sermaye yap, bildiğin işini ilerlet,” dedi.
 
Fahri Sarrafoğlu
 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bakın (da ibret alın!)" Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz.” (Yunus, 101)