DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Gece;

Yazdır
alt  
 
Gece; Dostluğun sağlam temellerinin atıldığı sessiz ama diri olan bir zaman dilimi... 
Gece; Zihni meşgul eden her şeyin karanlığa gömüldüğü bir an... 
Gece; Allah(c.c.) sevgisinin başı 
Gece; Duaların, tövbelerin ve isteklerin kabule yakın olduğu bir fırsat anı...
Gece; Allah(c.c.) ’ın kuluna en yakın olduğu bir buluşma saatleri... 
Gece; Allah(c.c.) dostlarının olmazsa olmazı ve gelmesi için sabırsızlandıkları bir dost... 
Gece; Adına nafile ibadetlerin yapıldığı bir vakit olarak adlandırıp içini boşalttıkları bir zaman dilimi...
Gece; Allah(c.c.) dostlarının üç kanaldan beslendikleri ecir deposu...
 
- Bu kadar çok nimetleri barındıran gece vakti, muhatabına günde bir kez uğrar...
- Dünyanın neresinde olursa olsun muhatabını unutmaz...
- Trenin istasyona yanaştığı gibi muhatabının yatağına kadar yanaşır...
- İmsak vaktine kadar bekler... Sonra da çeker gider...
 
Gecenin nimetlerle dolu olduğunu bilen Allah(c.c.) dostları, dostunun huzurunda zinde olmak ve uykuya yenik düşerek muhabbetin kısa sürmemesi için tedbirini akşamdan alırlar. Yani erken uyurlar.
 
Bir süre sonra beklenen an gelir ve dost adayları, aşkını ispat etmek için nefse pek de hoş gelen yatağını üç talakla boşarlar!;
‘Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere yataklarından uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah(c.c.) yolunda harcarlar.’(Secde: 32/16)
 
Gece priminden yararlanmak isteyenlerden kimi Kur’an okur, kimi Allah(c.c.) ile diyaloga geçmek ister, kimi de namaz kılarak;
 
‘(Rasulüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor...’ (Müzemmil: 73/20)
 
‘Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl. (Gecenin) yarısını (kıl). Yahut bunu biraz azalt, ya da çoğalt ve Kur’an-ı tane tane oku.’ (Müzemmil: 73/6)
 
Başka bir dost, bunların yanına bir yenisini daha ekleyerek Rabbinin gücünü ve Rahmetini tefekkür etmek için camdan dışarı bakar...
 
Gökyüzünde flaş gibi patlayan yıldızlara baktığında Allah(c.c.) (c.c)’ın şu sözü üzerine tefekküre dalarlar;
‘Andolsun, biz gökte bir takım burçlar yarattık ve seyredenler için onu süsledik.’ (Hicr: 15/16)
 
Gözler yıldızlara ve Rabbinin büyüklüğüne dalmışken, başka bir ayet devreye girerek muhabbete ortak olmak ister;
‘... rüzgarları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için bir çok deliller vardır.’(Bakara: 2/164)
 
Tefekkür ayetleriyle muhabbet kurmaya çalışan gece kuşları, Allah(c.c.) (c.c)’ın bu muazzam sanatı karşısında peygamberlerinden öğrendiği şu duayı okurlar;
 
‘Allah(c.c.) ’ım! Hamd yalnız sanadır. Gökleri, yeri ve onlarda bulunanları var eden ve varlıklarını ayakta tutan sensin. Hamd yalnız sanadır. Göklerin, yerin ve onlarda bulunanların mülkü/tasarrufu yalnız senindir. Hamd yalnız sanadır. (Ey) göklerin ve yerin nuru, hamd yalnız sanadır. Sen göklerin ve yerin mutlak egemenisin. Hamd yalnız sanadır. Sen hakkın ta kendisisin, va’din gerçektir, sana kavuşmak gerçektir, senin sözün gerçektir, cennet gerçektir, cehennem gerçektir, bütün peygamberler gerçektir, Muhammed gerçektir, kıyametin kopması gerçektir. Allah(c.c.) ’ım ben sana teslim oldum, sana iman ettim, sana güvenip dayandım, sana döndüm."
 
Alıntı
 
 
 

Yorumlar 

 
0 #4 ilmi nafi 14-03-2017 13:41
Akşam'la başlayan, Sabah'la biten gece vaktine üç farz namaz vakti giriyor. Buna bir de Vitr'i ve Teheccüd'ü eklerseniz, Müslümanın ibadet yüklü gece hayatının genel çerçevesi ortaya çıkıyor. Bu haliyle gece, "Müslüman Saati"ne göre kurgulanmış bir zaman parçası.
Ama hepsi bu kadar değil. Bundan öte bir ibadet elektriği yüklü gecede. Başka bir şey gece, Müslümanın hayatında...
Mesela, Rasulullah Efendimizden bize bildirilen bir uyku disiplini var.
Huzeyfe (r.a.) şöyle diyor:
Rasulullah (s.a.) geceleyin uyumak istediği zaman elini yanağının altına koyar sonra da;
"Allahümme bismike emutü ve ahya: Allahım! senin isminle ölür, senin isminle dirilirim." derdi. Uykudan uyandığı zaman: "Elhamdülillahillezi ahyana min ba'di ma ematena ve ileyhinnüşur. Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah'a hamdolsun. Diriltmek sadece O'na mahsustur." (Buhari, Müslim)
Rasulullah Efendimiz'in uyku ile ilgili bir de dua tavsiyesi var. O da şöyle:
Ebu Ümare Bera bin Azib'den, Rasulullah (s.a.) şöyle buyurdu:
"Ey falan! Yatağına yattığında şöyle dua et:
"Allah'ım! Kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana çevirdim. İşimi sana ısmarladım, işimde sana güvendim. (Rızanı) isteyerek, (azabından) korkarak sırtımı sana dayadım, sana sığındım. Sana karşı yine senden başka sığınak yoktur. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere inandım.
"Eğer bu duayı yapıp yattığın gece ölürsen, iman üzere ölürsün, ölmez de sabaha çıkarsan hayra kavuşursun." (Buhari, Müslim)
Bu iki hadis-i şerif, Rasulullah Efendimiz'in uykuyu bir ölüm, uyanmayı da bir yeniden dirilme gibi telakki ettiğini, dolayısıyla, uykudan önce kalbi koordinatların yenilenmesine işaret buyurduğunu görüyoruz.
Kalbi koordinatlar da şöyle tanzim edilmiş:
- Allah'a mutlak teslimiyet.
- Ona teveccüh.
- Ona sığınma.
- Ona tevekkül.
- O'nun rızasına iştiyak.
- Azabından endişe.
- Ve "İndirdiği kitaba, gönderdiği peygambere iman."
 
 
0 #3 ilmi nâfȋ 26-09-2010 18:12
Resûl-i Kibriyâ efendimizin amcazadesi Abdullah İbni Abbas'ın bir tespiti, hadis-i şerifleri okurken dikkatli davranmamız gerektiğini hatırlatıyor. Bazen teferruatmış gibi görünen bir hususun, aslında ne kadar önemli olduğuna dikkatimizi çekiyor.

Hatırlanacağı üzere Fahr-i Cihan efendimiz Rabbine kavuştuğu zaman, Abdullah ibni Abbas henüz 13 yaşındaydı. Teyzesi Hazreti Meymune, Nebiyyi Muhterem (sallallahü aleyhi ve sellem)'in hanımı olduğu için Hâne-i Saadet'e rahatça girebiliyor, hatta bazan bu saadet ocağında geceliyordu.

Yine bir gün sadece ve sadece Rasûl-i Ekrem efendimizin gece ibadetini öğrenmek maksadıyla teyzesine misafir oldu. Bir müddet sohbet ettikten sonra evdeki tek yastığın enine İbni Abbas, boyuna da Resûlullah (aleyhisselâm) ile Meymune annemiz baş koyup yattılar.

Gece yarılanınca, bazı rivayetlere göre gecenin son üçte biri kalınca Fahr-i Cihan (aleyhi rahmetü'r-rahman) uyandı. Gül kokulu elleriyle kara gözlerindeki uykuyu silmeye çalışarak doğruldu. Mübarek başını semâya kaldırarak baktı.

Gecenin, o Arabistan gecesinin insana derin mânevî duygular ilham eden manzarasına daldı ve bu haşmetli manzaraya pek uygun düşen Âl-i İmran sûresinin "inne fi halkı's- semâvâti ve'l-ardı" diye başlayan son on bir âyetini okumaya başladı. Bu âyetlerin ilk beşinin mealini arzedelim. Bakınız bu âyet-i kerimelerde nelere dikkatimiz çekiliyor:

"Göklerin ve yerin yaradılışında,

gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde akıllı kimseler için ibretler vardır."

"Onlar ayakta iken, otururken, yanları üzerine yatarken Allah'ı zikrederler, göklerin yerin yaradılışını düşünürler ve şöyle dûa ederler:

"Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın.

Sen bütün kusurlardan münezzehsin.

Bizi cehennem azabından koru!"

"Rabbimiz! Sen kimi cehenneme koyarsan, artık onu rezil etmiş olursun.

Zalimlere yardım edecek kimse yoktur."

"Rabbimiz! ?Rabbınıza imân edin' diye çağıran bir davetçiyi duyduk. Hemen imân ettik.

Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla!

Kötülüklerimizi ört!

Ruhumuzu iyilerle beraber al!"

"Rabbimiz! Bize peygamberlerinle vadettiklerini ver.

Kıyâmet günü bizi perişan etme!

Şüphesiz vadinden caymazsın..."

Geri kalan âyetleri de okuduktan sonra kalktı. Abdestini aldı. İnci dişlerini misvakladı. Daha sonra on bir rekat namaz kıldı. Çok geçmeden Bilâl sabah ezanını okudu. Sabah namazının sünnetini kıldıktan sonra Hücre-i Saâdet'ten çıktı ve onu bekleyen ashâb-ı kirâma sabah namazını kıldırdı. (Buhâri, Tefsir, 3/ 17)

Demek oluyor ki, yüreklerdeki pası temizlemek, onun etrafındaki kalın sisi dağıtmak ve böylece duyarlı bir gönle sahip olabilmek için, sırlarla yüklü bazı vakitlerin feyiz ve bereketinden faydalanmaya çalışmak lazımdır.
M.Yaşar kandemir/Altınoluk

Rabbim bizleri gecenin feyz ve bereketinden istifade edenlerden eylesin. Amin!
 
 
0 #2 Darussefa 26-09-2010 17:35
Hasan Harakani Hazretleri şöyle buyuruyor;
''Biz gündüzleri halkın derdiyle meşgul oluruz.
Geceleyin ise Hak ile meşgul oluruz.''
 
 
0 #1 Darussefa 26-09-2010 17:32
- Bu kadar çok nimetleri barındıran gece vakti, muhatabına günde bir kez uğrar...
- Dünyanın neresinde olursa olsun muhatabını unutmaz...
- Trenin istasyona yanaştığı gibi muhatabının yatağına kadar yanaşır...
- İmsak vaktine kadar bekler... Sonra da çeker gider...
,
Sübhanallah!!!...Yetmezmi ? bir kul için...
 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” (Tevbe, 128)