DEĞERLER KULÜBÜ ORG

... ŞAHSİYETLİ BİR NESİL İÇİN

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Gönül Kimyası Baki Yâr'ı Tercih Etmek

Baki Yâr'ı Tercih Etmek

Yazdır

alt

 

Sevdiklerimizi kaybettiğimizde üşümemek için hiç sevmemek mi lazım? Bu imkânsız olsa gerek…O zaman kaybetmeyi göze alarak sevmek!..

Ya da ebediyette beklediğimiz bir dostluğu seçip, BAKİ YÂR’ı tercih etmek…

 

 

 

 

 
Bir âlim yolda giderken gözyaşları içinde kederle ahh’lanan birine rastlamış. Adam öylesine ağlıyormuş ki sormadan geçememiş.
”Ne oldu?” demiş müşfik sesiyle… “Ne oldu sana?”
Adam kederli gözlerini kaldırıp âlime bakmış bir ‘Ahh!’ çekerek cevap vermiş…
“Çok sevdiğim dostum bugün vefat etti..” Hıçkırarak devam etmiş…
“Kaybettim onu!”
Âlim gözlerini semaya kaldırıp cevap vermiş… Sözleri manidarmış..
“Peki sen neden BAKİ OLANI dost edinmedin ki!” alıntı...
 
 

Yorumlar 

 
0 #2 Sail Dervis 31-10-2010 23:27
Ey gönül, kendini veznetmeye kantar ara bul!
Yürü dil, kantarına halis olan a'yar ara bul!
Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız;
Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul!


Ah bu satırlar...

Ey,Yâr cc.Senin dostluğuna layık olmasakta,bizi dostlarının dostluk halkasına ilhak eyle...
 
 
0 #1 Sail Dervis 31-10-2010 23:24
İnsanoğluna her noktada ‘seçme’ hakkı veren Allah-u Teala dost seçiminde de hiçbir zorlama yapmamıştır... İstediğin an istediğin varlığı dost seçebilirsin...

İster kendine Allah’ı ve dostlarını dost seç, ister şeytanı ve dostlarını... Ama unutmayalım ki seçeceğimiz dost kim olursa olsun Ya Allah’ın dostudur ya da şeytanın.

Basit bir sıvıdan yaratılan, doğum öncesinden ölüm sonrasına kadar her noktada Allah’ın sevgisine, korumasına ve rahmetine muhtaç olan insanoğlu her konuda hata yapmaya müsait yaratılmıştır... Durum böyle olunca da Yüce Yaratıcı yer yer uyarıcılar göndererek kullarının doğru yolu bulmalarını istemiştir. Mesela;

Hayata gözlerini açan insanoğlunu bir çok din ile tanışma imkanı bulmuştur... Bu dinlerin biri dışındakilerinin tamamı kişiyi Cehenneme ulaştırır... İşte tam bu sırada ilahi rahmet devreye girerek;

“... Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar?..” (Al-i İmran: 3/83) diye dikkatini kendine çeker...

Kendisinin yardımı olmadan kulunun hata yapacağını bilen yaratıcı fıtratı muhatap alan dinin adını söyler:

“Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.” (Rum: 30/30)

Din seçiminde insanlara özgürlüğün verildiğini ‘Dinde zorlama yoktur...’ (Bakara: 2/256) ayetinde okuyabiliriz...

Bu anlattıklarımız dost seçimi için de geçerli... Bakın Yaratıcımız ne diyor:

“Kim Allah’ı Rasulunu ve iman edenleri dost edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah’ın taraftarlarıdır.” (Maide: 5/56)

Bu sese kulak verip vermemek tamamen insanların özgürlüğüne bırakılmış...

Her ne kadar da dostluk için zorlama olmasa da ben şahsen sizler gibi cennetimi düşündüğüm için; en güçlü, en şefkatli ve en sabırlıya dost olmak istiyorum...

O’nun benim dostluğuma hiç, ama hiç ihtiyacı olmamasına rağmen...

O’nun dostluğunu kazananların hem dünyada hem de ahirette başlarının ağrımayacağını ve korkulardan emin olunacağını biliyorum... Bu sebeple O’na dost olmak için ne gerekiyorsa onun yapılması lazım... Çünkü;

‘... Sizin Allah’tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur.’ (Tevbe: 9/116)

Madem O’ndan başka dostumuz yok o halde ne duruyoruz!

-alıntı-
 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetleri açıkladık.” (Âl-i İmrân, 118)